Burası Baybar

KALEM Farkıyla...

Burası Baybar

Burası Baybar

İş yerlerinin açılmasıyla birlikte Baybar da açıldı haliyle… Bay, haliç demekmiş. Bir denizcilik terimi… Bizim Ömer öyle diyor. Biz de balıkçı barınağındaki lokale baybar diyoruz. Bizim Haliçimiz burası. Burada Hakan var bizi anlar. Ne dediğimizi bilir. İçkilerimizi soğuk getirir. Ama kendisi sıcaktır, insandır. Bizleri bir yere müdavim eden şey de zaten o değil midir? Bir de hava güzel oldu mu değmeyin keyfimize. Orhan Veli’nin eve tuz ile ekmek götürmeyi unuttuğu günlerden olur. Martıların suya alçak uçtuğu yer, konduğu yer, hava soğuksa eğer sıralanıp rüzgara karşı dimdik metanetle durdukları yer burası. Tatlı suyun denize döküldüğü, Sarıçay’ın nihayeti de burası. Elbette bolca besin olacak balıklar için, balık da… Haliyle uyanık balıkçılar da… Okadar uzun zamandır birikmiş, kabul görmüş bir jargon var ki burada. Yabancı birisi saçma bir şey yaptığında kafede oturan balıkçılardan mutlaka bir tepki geliyor. Bu toprağın bir insanıysa eğer, gönlü kirletilmesine, bozulmasına el vermiyor.
Bu arada buradan aklınızın estiği gibi kalkıp gidebilirsiniz. Telefonunuz mu kalmış yoksa özel bir eşyanız? Sizin için saklayacaklarından ve teslim edeceklerinden emin olun. Benim başıma geldi oradan biliyorum. Ben iğde kokuları eşliğinde boğaza, Fevzi paşa mahallesinin pejmürdeliğine bakmayı seviyorum. Bazen de ve genellikle çok büyük gemiler geçiyor boğazdan, gene Orhan Veli’nin ‘Allı pullu gemileri’ kimi zaman durmadan dönüp duran radarlarıyla fırkateynler… Damların üstünden geçmiyorlar ama. Normal, boğazdan, gürültüyle…
Kimi zaman anlamsız bir hüzün doluyor içime. Ardından ikinci yenilerden bir dize dönüp duruyor aklımın tamburunda. ‘Bir mendil niye kanar. Diş değil tırnak değil…’ Edip Cansever’ in mendilimde kan sesleri şiirindeki dirseği sandalyesine dayalı kadeh tutuşuyla Ahmet abisini arıyor bazen gözlerim. Biri o sıra adımın yanına ‘abi’ ekleyip seslense kendimi o adam sanacağım neredeyse. Bisikletime atlayıp Hakan’la kavilleştikten sonra ayrılıyorum. Giderken Meriç’e rastlıyorum. Oranın emekçileri, sanki kırk yıllık çocukluk arkadaşlarım. İyi ki öyleler ve iyi ki Çanakkale’nin en güzel yerinde çalışıyorlar. Çanakkale’nin her bir köşesinin tadını çıkarabilmeniz dileğiyle. Hoşça kalın.

Düşünceleriniz...

Ahmet Sayar

Ahmet Sayar

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST