Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan son doğum istatistikleri raporu hem ülke genelinde hem de Çanakkale özelinde oldukça çarpıcı bir tabloyu gözler önüne serdi. Gelecek nesillerin nüfus yapısını doğrudan etkileyen çarpıcı verilerde Çanakkale ve komşu kentlerin doğum oranları mercek altına alındı. Resmi rakamlara göre Çanakkale’de canlı doğan bebek sayısı son bir yıl içerisinde 4 bin 229 olarak kayıtlara geçti. Komşu kent Balıkesir’de ise canlı doğan bebek sayısı aynı dönemde 9 bin 584 seviyesinde gerçekleşti. Kent bazlı bu rakamlar Türkiye genelindeki büyük nüfus değişiminin yerel yansımalarını açıkça ortaya koydu.

Ülke genelindeki büyük resme bakıldığında ise Türkiye genelinde canlı doğan bebek sayısı toplamda 895 bin 374 oldu. Dünyaya gözlerini açan bu bebeklerin %51,4'ünü erkek nüfus oluştururken, %48,6'sını ise kız bebekler oluşturdu. Araştırmanın en dikkat çekici kısımlarından birini oluşturan toplam doğurganlık hızı verileri ise ciddi bir düşüş trendini işaret etti. Bir kadının doğurgan olduğu dönemi kapsayan 15 ile 49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı ülke genelinde 1,42'ye kadar geriledi. 2001 yılında 2,38 olan bu hızın aralıksız şekilde düşmesi ve 9 yıldır nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10 seviyesinin altında kalması geleceğe dair önemli bir sinyal verdi.
Çanakkale bu genel düşüş eğiliminin yanı sıra çocuk sahibi olma aralıklarında da üst sıralarda kendine yer buldu. Annelerin ikinci doğum ile birinci doğum arasındaki geçirdikleri ortalama süre incelendiğinde Çanakkale 5,1 yıllık süreyle bu aralığın en uzun olduğu şehirler arasında yer aldı. Aynı uzun süreyi Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu gibi iller paylaşırken, Türkiye’de iki doğum arası sürenin en uzun olduğu kent 5,5 yılla Kırklareli oldu. İki doğum arasındaki sürenin en kısa olduğu yer ise 2,7 yılla Şanlıurfa olarak belirlendi.

Doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile yine Şanlıurfa olurken, bu şehri sırasıyla Şırnak ve Mardin takip etti. Doğurganlığın en düşük kalıp adeta dip yaptığı şehir ise 1,09 çocukla Bartın olurken, Bartın’ın hemen ardından İzmir, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak sıralandı. Nüfusun yenilenme eşiğinin altında kalan il sayısı 76'ya yükselirken, eğitim durumunun artmasıyla doğurganlık hızının düştüğü gözlendi. Yükseköğretim mezunu annelerde bu hız 1,24'e kadar indi. Ayrıca kır alanlarında doğurganlık hızı 1,75 iken, yoğun kentlerde bu oran 1,33'e kadar geriledi. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşının 27,5'e yükselmesi de kadınların artık daha ileri yaşlarda çocuk sahibi olduğunu kanıtladı. Ülkedeki toplam doğumların %42,8'i annelerin ilk doğumu olarak kayıtlara geçerken, doğumların %3,3'ü ise çoğul doğum şeklinde gerçekleşti.
Yorumlar
Kalan Karakter: