Çanakkale Boğazı’nda yıllardır sessizce varlığını sürdüren tarihi savaş gemisi batıkları için yeni bir dönem başladı. “Derin Miras” projesi kapsamında atılan adımlar, hem kültürel mirasın korunması hem de dalış turizminin geliştirilmesi açısından dikkat çekti.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) arasında imzalanan protokol, bölgede yeni bir sürecin kapısını araladı. Projenin lansmanı Çanakkale’de gerçekleştirilirken, programda yaşananlar ise dikkat çekici anlara sahne oldu.

BASIN MENSUPLARI SUYA İNDİ?
Lansman programının en dikkat çeken bölümlerinden biri, basın mensuplarına verilen dalış eğitimi oldu. Programa katılan gazeteciler, önce teorik eğitim aldı, ardından eğitmen dalgıçlar eşliğinde su altına indi.
Gerçekleştirilen dalışta hedef ise Çanakkale Boğazı’nın önemli batıklarından biri olan SS Milo oldu. Katılımcılar, tarihin izlerini suyun altında birebir deneyimleme fırsatı buldu.
Bu deneyim, projenin sadece bir tanıtım çalışması olmadığını, aynı zamanda farkındalık oluşturmayı amaçladığını da ortaya koydu.

GELİBOLU SUALTI PARKI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Lansman programında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Gelibolu Sualtı Parkı’nın uluslararası düzeyde dikkat çeken bir merkez haline geldiğini vurguladı.
Kaşdemir, parkın kısa sürede dünyada popüler bir dalış noktası olarak tanınmaya başladığını belirterek, her geçen gün artan sayıda dalgıcın bölgeye geldiğini ifade etti.
Ancak bu alanın sadece turizm açısından değil, aynı zamanda kültürel miras açısından da büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.
“Burada çok önemli hatıralar var” diyen Kaşdemir, Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma batıkların korunmasının büyük bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

SU ALTINDAKİ MİRAS TEHLİKEDE Mİ?
Kaşdemir'in, konuşmasında dikkat çektiği bir diğer başlık ise batıkların zamanla karşı karşıya kaldığı riskler oldu. Uzun yıllardır su altında bulunan bu tarihi kalıntıların, hem doğal koşullar hem de çevresel etkiler nedeniyle zarar görebildiğini ifade etti.
Bu nedenle Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu iş birliğinde bir çalıştay düzenlenmesine karar verildiğini açıkladı.
Alanında uzman, dünyada söz sahibi isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, su altı kültürel mirasının korunmasına yönelik yol haritası belirlendi.
“Gerçek ne, batıklar ne durumda?” sorusu da bu çalıştayın ardından daha net yanıt buldu.

DÜNYANIN GÖZÜ ÇANAKKALE’YE Mİ ÇEVRİLECEK?
Gelibolu Sualtı Parkı’nın sahip olduğu potansiyel, yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Kaşdemir, bölgenin dünyada benzeri az bulunan bir kültürel mirasa ve zengin biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yaptığını belirtti.
Bu durumun, Çanakkale’yi uluslararası dalış turizmi açısından önemli bir merkez haline getirdiği ifade ediliyor.
HEDEF NE? NEDEN “DERİN MİRAS”?
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise taşıdığı anlam oldu. “Derin Miras” adı verilen bu çalışma, suyun altındaki tarihi değerlerin korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını amaçlıyor.
Kaşdemir, su altındaki batıkların “tarihin emaneti” olduğunu vurgulayarak, bu mirasın korunmasının sadece bugünün değil, geleceğin de sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Bilimsel çalışmaların devam edeceğini belirten İsmail Kaşdemir, sürecin alanında uzman isimlerle yürütüleceğini açıkladı.

BU PROJE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
“Derin Miras” projesi, sadece bir turizm hamlesi değil; aynı zamanda su altındaki tarihi değerleri korumaya yönelik kapsamlı bir plan olarak öne çıkıyor.
Çanakkale’de başlatılan bu süreç, hem yerel hem de ulusal ölçekte dikkat çekerken, ilerleyen dönemde uluslararası alanda da daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.
İsmail KAşdemir, hedeflerinin büyük olduğunu açıkça ifade etti: Gün gelecek, dünyada dalış denildiğinde akla ilk gelen yerlerden biri Gelibolu Sualtı Parkı olacak. dedi.
Ve bu hedef doğrultusunda atılan adımlar, şimdiden dikkat çekmeye başlamış durumda.
Yorumlar
Kalan Karakter: