Çanakkale’de büyük yankı uyandıran dolandırıcılık iddiasında yeni detaylar gün yüzüne çıktı. “Kâr vaadi” ile vatandaşlardan altın ve para topladığı öne sürülen kuyumcuya yönelik soruşturma derinleşirken, işletmede yapılan incelemelerde sahte altınların tespit edilmesi olayın boyutunu gözler önüne serdi.
Olayın ardından mağdur sayısının hızla arttığı ve şu ana kadar 143 kişinin resmi olarak şikayetçi olduğu açıklandı.

OLAY NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Skandalın fitili, 31 Aralık 2025 tarihinde merkezde faaliyet gösteren kuyumcuya emanet ettiği altınını geri almak isteyen bir vatandaşın talebinin karşılanamamasıyla ateşlendi. Durumdan şüphelenen vatandaşın ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, işletme sahibi Hasan Turan ve oğlu M.T.’yi gözaltına aldı.
“Nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla işlem yapılan şüpheliler, ilk aşamada serbest bırakıldı. Ancak artan şikayetler ve yürütülen soruşturma kapsamında süreç yeniden şekillendi.

SORUŞTURMA DERİNLEŞTİ: TUTUKLAMA KARARI GELDİ
13 Ocak 2026 tarihinde çok sayıda mağdurun savcılığa başvurmasıyla birlikte soruşturma genişletildi. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince ifadeleri alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Yapılan değerlendirmelerin ardından kuyumcu Hasan Turan tutuklanırken, oğlu M.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın halen çok yönlü şekilde devam ettiği bildirildi.

İŞLETMEDE SAHTE ALTIN ŞOKU
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait iş yerlerinde yapılan aramalarda dikkat çeken bulgular elde edildi. Polis ekipleri ve bilirkişiler eşliğinde gerçekleştirilen incelemelerde;
112 adet altın, gümüş ve değerli taş
156 adet farklı marka ve model saat
ele geçirilerek el konuldu.
Ancak en çarpıcı detay, ele geçirilen altınların bir kısmının sahte olduğunun belirlenmesi oldu. Bu durum, olayın basit bir ödeme krizinden çok daha büyük ve sistematik bir dolandırıcılık iddiasına dönüştüğünü ortaya koydu.

“BU BİR GÜVEN SUİSTİMALİ” AÇIKLAMASI
Mağdurların avukatı Alper Yavuz Ajlan, Çanakkale Adalet Sarayı önünde yaptığı açıklamada çarpıcı ifadeler kullandı.
Ajlan, işletmede sahte ürünlerin bulunmasının “sistematik bir dolandırıcılık düzeni”nin en açık göstergesi olduğunu belirterek, olayın sadece bireysel değil toplumsal güveni sarsan bir boyuta ulaştığını vurguladı.
Açıklamada, dosyada şu ana kadar 143 mağdurun bulunduğu ancak başvurmayan çok sayıda kişinin de olduğu ifade edildi.
ZARAR 250 MİLYON TL’Yİ BULABİLİR
Olayın ekonomik boyutu da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Mağdur avukatının verdiği bilgilere göre toplam zararın en az 200-250 milyon TL civarında olduğu değerlendiriliyor.
Bu rakamın yalnızca bireysel kayıpları değil, aynı zamanda piyasa güvenine vurulan ciddi bir darbe anlamına geldiği belirtiliyor.
KAÇMA ŞÜPHESİ VE YENİ TALEPLER
Soruşturma kapsamında henüz tutuklanmayan şüphelere ilişkin de önemli iddialar gündeme geldi. Avukat Ajlan, serbest olan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında olabileceğine dair güçlü emareler bulunduğunu öne sürdü.
Bu kapsamda, şüphelilerin mal varlıklarına acilen tedbir konulması ve tutuklanmaları yönünde savcılığa başvuru yapılacağı açıklandı.
SORUŞTURMANIN SEYRİ MERAK KONUSU
Dosyada yalnızca bir şüphelinin tutuklu bulunması kamuoyunda tartışmalara neden olurken, diğer şüphelilerin durumunun soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, özellikle dijital delillerin korunması ve mağduriyetlerin artmaması için sürecin hızlı ve titizlikle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Çanakkale’de geniş yankı uyandıran olayda, hem mağdurların zararlarının ne ölçüde karşılanacağı hem de soruşturmanın hangi noktaya evrileceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: