Kamuoyunun yakından takip ettiği, fenomen kardeşler Bahar ve Nihal Candan’ın da aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında mahkeme nihai kararını açıkladı. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, "sazan sarmalı" yöntemiyle çok sayıda vatandaşı mağdur eden suç örgütüne ceza yağdı. Mahkeme heyeti, örgütün elebaşı olduğu belirlenen Onur Apaydın hakkında adeta ibretlik bir cezaya imza atarak, sanığı toplamda 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Davanın en dikkat çeken isimlerinden biri olan sosyal medya fenomeni Bahar Candan ise "suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Duruşma salonunda mağdurların adalet arayışı sürerken, tutuklu bulunan örgüt yöneticileri SEGBİS aracılığıyla savunmalarını yaptı. Örgüt lideri Onur Apaydın son sözlerinde bilirkişi raporuna itiraz ederek suçlamaları reddetse de mahkeme, nitelikli dolandırıcılık ve örgüt yönetme suçlarından kaçınılmaz hükmü kurdu. Örgütün diğer yöneticisi olduğu iddia edilen İlker Oflu ise örgüte üye olma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, dolandırıcılık suçlamalarından delil yetersizliği nedeniyle beraat ederek tahliye edildi.
Davanın en trajik gelişmesi ise geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında oldu. 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren Nihal Candan’ın dosyası, sanığın vefat etmiş olması sebebiyle yasal prosedür gereği düşürüldü. Oysa hazırlanan iddianamede, her iki kardeşin de sahip oldukları ünü ve sosyal medya gücünü kullanarak örgütün düzenlediği özel toplantılarda mağdurların ikna edilmesinde etkin rol oynadıkları belirtilmişti. Özellikle Bahar Candan’ın, örgüt lideri Apaydın’ın bankacılık faaliyetlerini yürüttüğü ve suç gelirlerinin aklanmasında "gizli muhasebeci" rolü üstlendiği iddiaları uzun süre gündemi meşgul etmişti.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan'ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu'nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan'ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan'ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın'ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa' konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan'ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın'ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan'a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan'ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan'ın 'suç örgütüne üye olmak' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar 'kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık' suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan'ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
Yorumlar
Kalan Karakter: