Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Üniversite, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde düzenlenen önemli bir etkinlikte Troya’nın tarihsel ve kültürel mirasını dünyaya anlattı. “Troy: Where Myth Meets History” başlığıyla gerçekleştirilen konferans ve fotoğraf sergisi, akademik çevrelerin yanı sıra çok sayıda davetlinin ilgisini çekti.
Etkinlik, New York’taki Türk Evi’nde düzenlenirken, ÇOMÜ’nün uluslararası vizyonu bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle Troya’nın mitolojik yönü ile arkeolojik gerçekliği arasındaki bağın ele alınması, katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı.
TROYA’NIN SIRLARI NEW YORK’TA ANLATILDI
Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Troya Kazı Başkanı ve ÇOMÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan, Troya’nın sadece bir efsane olmadığını, aynı zamanda insanlık tarihinin en önemli arkeolojik alanlarından biri olduğunu vurguladı.
Aslan, Troya’nın binlerce yıllık geçmişine dikkat çekerek, bölgenin katman katman ortaya çıkarılan tarihsel yapısının dünya uygarlığı açısından taşıdığı önemi anlattı. Mitolojik hikâyelerle büyüyen Troya anlatısının, bilimsel kazılarla nasıl somut verilerle desteklendiğini aktardı.
Katılımcılar, anlatılanlar karşısında adeta geçmişe yolculuk yaptı. Troya’nın sadece bir şehir değil, aynı zamanda kültürlerin kesişim noktası olduğu gerçeği bir kez daha ortaya kondu.
ÇOMÜ’NÜN ULUSLARARASI GÜCÜ DİKKAT ÇEKTİ
Konferansta yalnızca Troya değil, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar da gündeme geldi. Prof. Dr. Aslan, üniversitenin öncülüğünde sürdürülen kazı çalışmaları ve araştırmalar hakkında detaylı bilgiler verdi.
ÇOMÜ’nün uluslararası akademik alandaki etkin rolü, özellikle bilim diplomasisi açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi. Üniversitenin farklı ülkelerle kurduğu iş birlikleri ve projeler, Türkiye’nin bilimsel üretimdeki gücünü yansıtması açısından dikkat çekti.

SERGİDE NELER VARDI? ZİYARETÇİLER NEYE ŞAŞIRDI?
Konferansın ardından düzenlenen fotoğraf sergisi ise etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Troya Antik Kenti başta olmak üzere Çanakkale’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri görseller aracılığıyla tanıtıldı.
Sergiyi gezen ziyaretçiler, özellikle Troya’nın kazı alanlarından elde edilen görüntüler karşısında hayranlıklarını gizleyemedi. Bölgenin eşsiz doğası ve tarihi dokusu, fotoğraflarla adeta New York’a taşındı.
İlk bakışta sıradan bir sergi gibi görünen etkinlik, içerdiği derin tarihsel anlatım ve görsel zenginlik sayesinde katılımcılarda güçlü bir etki bıraktı. Bazı ziyaretçiler, Troya hakkında bildiklerinin çok ötesinde bilgilerle karşılaştıklarını ifade etti.
ÇANAKKALE’DEN DÜNYAYA: BU TANITIM NEDEN ÖNEMLİ?
Çanakkale’de başlayan bu akademik ve kültürel çalışmaların New York gibi küresel bir merkezde tanıtılması, bölge açısından büyük önem taşıyor. Yerelden evrensele uzanan bu süreç, Çanakkale’nin sadece tarihiyle değil, bilimsel üretimiyle de öne çıktığını gösteriyor.
Uzmanlara göre bu tür etkinlikler, hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor hem de uluslararası turizm açısından önemli fırsatlar sunuyor. Troya’nın dünya çapında daha fazla tanınması, bölge ekonomisine de dolaylı katkı sağlama potansiyeli taşıyor.
PEKİ BU ETKİNLİĞİN PERDE ARKASINDA NE VAR?
Tüm bu anlatılanların ardında, uzun yıllara dayanan bilimsel birikim ve titiz bir çalışma süreci bulunuyor. ÇOMÜ’nün yürüttüğü kazı çalışmaları ve akademik projeler, sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da yakından takip ediliyor.
New York’taki bu etkinlik ise aslında daha büyük bir stratejinin parçası. Amaç yalnızca bir sergi ya da konferans düzenlemek değil; Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel temellerle dünyaya anlatmak ve kalıcı bir etki bırakmak.
ÇOMÜ’nün bu adımı, önümüzdeki süreçte benzer uluslararası etkinliklerin de habercisi olarak görülüyor. Görünen o ki Çanakkale’den yükselen bu ses, dünya sahnesinde daha da güçlü duyulacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: