Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Dip Tarama Malzemesinin Çevresel Yönetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", 4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan bu köklü değişiklikler, özellikle deniz ve iç sularda gerçekleştirilen tarama faaliyetlerinden elde edilen malzemelerin nasıl yönetileceği, taşınacağı ve ekonomiye nasıl kazandırılacağı konusunda yeni bir yol haritası çiziyor.
TEHLİKELİLİK ANALİZİ VE KARAKTERİZASYON ESAS OLDU
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri, dip tarama malzemesinin karakterizasyonuna ilişkin getirilen standartlar oldu. Yönetmeliğin 8. maddesinde yapılan değişikliğe göre, faydalı kullanımı planlanan her türlü dip tarama malzemesinin öncelikle "tehlikelilik özelliğinin" belirlenmesi zorunlu hale getirildi.
Bu süreçte, malzemenin analizi yapılırken Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde yer alan tehlikelilik özellikleri ve sınır değerler baz alınacak. Eğer yapılan analizler sonucunda malzeme belirlenen sınır değerlerin üzerinde çıkarsa ve bu tehlikelilik özelliği giderilemezse, söz konusu malzeme doğrudan "atık" statüsüne alınacak. Bu durumdaki malzemeler, denize boşaltılamayacak veya faydalı kullanım projelerinde değerlendirilemeyecek; bunun yerine sıkı atık yönetimi kurallarına tabi tutulacak.
FAYDALI KULLANIM İÇİN ÜNİVERSİTE ONAYI ŞARTI
Bakanlık, denizden çıkarılan kum, çakıl, silt ve kil gibi malzemelerin dolgu, inşaat veya restorasyon gibi "faydalı kullanım" alanlarında değerlendirilmesini bilimsel bir temele oturtuyor. Yeni yönetmeliğe göre, malzemenin faydalı kullanım seçeneklerinden biri tercih edildiğinde, üniversitelerin ilgili bölümlerinden "Kurumsal Akademik Rapor" alınması zorunlu kılındı.
Hazırlanacak bu akademik raporun içeriğinde şu detayların bulunması gerekecek:
Malzemenin hangi seçenekte kullanılacağı,
Kullanım öncesinde bir ön işlem (eleme, yıkama vb.) gerekip gerekmediği,
Karaya çıkarılan malzemenin geçici olarak bekletileceği alanın özellikleri,
Çevresel risklere karşı alınacak tedbirler.
TAŞIMADA LOJİSTİK KOLAYLIK VE SIZDIRMAZLIK ÖNLEMİ
Karaya çıkarılan ve faydalı kullanımı uygun görülen malzemelerin nakliyesi konusunda da önemli bir esneklik sağlandı. Onaylı çevresel yönetim planı çerçevesinde hareket edilmesi kaydıyla, bu malzemelerin taşınması sırasında Atık Yönetimi Yönetmeliği hükümleri uygulanmayacak. Ancak bu muafiyet, güvenlik önlemlerini ortadan kaldırmıyor. Malzemenin çevre ve insan sağlığına zarar vermemesi için "sızdırmazlığı sağlanmış araçlarla" taşınması şartı, yönetmelikteki yerini koruyor.
ÇED BELGELERİ YÖNETİM PLANINA DAHİL EDİLDİ
Yönetmeliğin 10. maddesinde ve eklerinde yapılan güncellemelerle, bürokratik süreçlerdeki dokümantasyon yapısı da genişletildi. Artık Dip Taraması Çevresel Yönetim Planı Formatı içerisinde "Çevresel Etki Değerlendirmesi" (ÇED) sürecinin tamamlandığına dair belgelerin (ÇED Olumlu veya ÇED Görüşü) ibraz edilmesi zorunlu.
Ayrıca, "Faydalı Kullanım Olanakları ve Bertarafı" bölümü tamamen yeniden yapılandırılarak daha detaylı hale getirildi. Bu bölümde artık şu bilgiler yer alacak:
Sondaj numunesi alma noktalarının koordinatları,
Malzemenin fiziksel kompozisyonu (çakıl, kum, kil oranları),
Bilimsel araştırmalar ve ilgili kurumlardan alınan izin yazıları,
Aylık bertaraf miktarları ve tesis bilgileri.
YENİ DÖNEM BUGÜN İTİBARIYLA BAŞLADI
Resmî Gazete’nin 33158 sayılı nüshasında yayımlanan bu değişiklikler, yayımı tarihinde (4 Şubat 2026) yürürlüğe girdi. Düzenleme ile deniz ekosisteminin korunması, tarama faaliyetlerinin daha şeffaf ve bilimsel verilerle yürütülmesi hedefleniyor. Sektör temsilcilerinin ve ilgili kurumların, yeni yönetim planı formatına ve analiz şartlarına uyum sağlaması için süreç yakından takip edilecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: