Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık

KALEM Farkıyla...

Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık

Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık

Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Falcılık, büyücülük, muskacılık, gaipten haber verme gibi veya benzeri ilkel veya gelişmiş her toplumda görülen, bir çıkar karşılığı olarak yapılan, insanların dini duygularını veya inanış biçimlerini istismar eden eylemler insanlık tarihi kadar eskidir.
Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı TCK’nin 158. Maddesinde düzenlenmiş ve birinci fıkrasının (a) bendinde, dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir.
Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.Burada önemli olan, dini inanç ve duyguların kötüye kullanılması suretiyle insanların aldatılması olup, aldatma aracı olarak kullanılan din veya mezhebin hangi din veya mezhep olduğunun bir önemi bulunmamaktadır.
SORU:İstismar Edilen Dini İnanç ve Duyguların Hangi Din Veya Mezhep Olduğu Önemli Midir?
Türk Ceza Kanunu 158. Maddesinin gerekçesinde “dinin bir aldatma aracı olarak” kullanılmasının istenmediği kaydedilmiş, “bu nitelikli unsurun gerçekleşmesi için”, dini inanç ve duyguların “aldatma aracı olarak kötüye kullanılması” istenmiştir. Aldatma aracı olarak kullanılan dinin veya mezhebin, hangi din veya mezhep olduğu suçun oluşumu açısından önem arz etmez.

SORU: Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Haline Örnek Eylemler Nelerdir?
Bir kimsenin dini bir kurum adına hareket ettiğini söyleyerek veya hayır işi diyerek yahut bir ibadette bulunulmasını sağlayacağını vaat ederek para toplaması,Kimilerinin oluşturdukları fonlarda günah olmayacak şekilde işletmede tasarrufları değerlendirdiklerine inandırarak birçok kimseden topladıkları paraları batırmaları,Helal gıda satıyor olma görüntüsü altında, inananlarına dinlerince yasaklanan gıdaların satılması vb.
SORU: Dolandırıcılık Suçunun Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle İşlenmesi Halinde Soruşturulma ve Kovuşturulmanın Yapılması Şikâyete Bağlı Mıdır?
Büyü ve fal işiyle uğraşıp toplumdaki insanların dini duygularını sömüren kişiler hakkında herhangi bir şikâyet bulunmasa bile re’sen soruşturma yürütülmelidir.
SORU: Yargıtay Kararı Işığında Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suçu Kararı
Kendisini tanımayan katılana oğlunu tanıdığı izlenimi veren sanığın, öldüğünü iddia ettiği kayınvalidesinin vasiyeti gereği erzak ve para dağıtacağını söyleyip, bunu katılandan yapmasını istediği, bu isteği kabul eden katılanı, kayınvalidesi için mevlüt okuyan hocaya parasını okutmak suretiyle bereketleneceğine inandırıp, kimliği belirlenemediği için evrakı ayrılan ikinci bir kişi ile birlikte kandırarak parasını almak şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın basit bir yalanı aşan, katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluk ve güçteki sözleri ile planlayıp ustaca sergiledikleri hareketlerinin hileli davranış olarak kabulü gerektiğinden, hileli davranışlarla aldatma sonucunda katılan zararına gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabul edilmelidir. Aldatma aracı olarak kullanılan “Mevlit okutma, dua okuyarak tespih çekme, hocaya okutma” hususlarının dini inanç ve duygulara ilişkin olduğu, katılanın dini inanç ve duygularının istismar edilerek irade özgürlüğünün baskı altına alınması suretiyle sanığa para vermesinde etkili olduğu anlaşıldığından, sanığın sabit kabul edilen eylemi dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.
Av. Ezgi ENGİN

Düşünceleriniz...

Ezgi Engin

Ezgi Engin

Avukat Ezgi Engin

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST