KALEM Farkıyla...

Fiyort

Fiyort

Fiyort nedir bilir misiniz? Hiç fiyort gördünüz mü?
Fiyort, bir körfez tipidir. Dış kuvvetler kıyıları zamanla şekillendirirler. Akarsular, dalgalar, akıntılar, med cezir ve buzulların oluşturduğu kıyı şekillenmesinden birisidir fiyort. Bu kıyı şekillenmelerinden biride dünyada eşine az rastlanan fiyorttur. Genellikle İskandinavya Yarımadasında Atlas Okyanusu kıyılarında görülür. Dünya yüzünde en çok fiyort oluşumu Norveç’tedir.
Ülkemizde de bir fiyort bulunmakta. Bilenler bilir, gezenler gezmişlerdir. Sinop’ta bulunan bu fiyortumuzun adı Hamsilos’dur. Görmenizi isterdim, mükemmel bir doğa harikasıydı, yemyeşil bir körfez, tatlı suyun bir vadi içerisinden Karadeniz’e kavuşması… Görenleriniz şanslı tabi, göremeyenler de şansına yansın. Artık göremeyeceksiniz zaten. Nükleer enerjiye kurban gitti güzelim tek fiyortumuz. Tam 650 bin ağaç kesildi Hamsilos’ta, bütün gün internet elinizin altında, yazın bakalım Hamsilos diye, nasıl bir güzellikle karşılaşacaksınız.
Kirazlı’da durum ortada, Sinop katledildi, Gökova’yı yakından takip ettik. Yurdumuzun güzellikleri bilinçli bir şekilde yok ediliyor. Dur demeyi bir türlü beceremiyoruz. Kirazlı’da ağaç katliamına dur diyemedik, suyumuza sahip çıkalım diye uğraşıyoruz onu da siyasi şov diyorlar. Atikhisar’a sahip çıkmaya çalışarak eylem yapan kesime siyaset üzerinden saldıranlar da aslında kirlenecek olan suyumuzdan olumsuz etkilenecekler. Böylesine önemli bir konuda bile siyaseti araya koyarak bölünmeye yol açmak yabancı sermayenin ekmeğine bal sürmek demektir.
Konu AKP-CHP çekişmesi dışında değerlendirilmeli ve doğal zenginliğimiz top yekun bir hareket ile korunmalıdır. Bireysel eylemler, marjinal fırsat değerlendirmeler, saçma sapan çekişmeler ile yaşadığımız zaman kaybı saldırgan emparyallerin işini kolaylaştırmaktadır. Ülkemizin yenilebilir enerji imkanları varken, termik ve nükleer enerji santralleri yapmak ve bunları yaparken de doğal tahribata sebep olmak resmen bir ulusal saldırıdır. Bu saldırıya dur demek de tüm halkımızın irade göstermesi ile gerçekleşebilir. Bir de madencilik alanında yabancı sermayenin verdiği tahribat var tabi ki. O tahribat sadece ağaç katliamı olarak değil bir taraftan da işleme aşamasında kullanılacak siyanür ile de zarar vermeye devam edecek yıllar boyunca. Acı bir tecrübeyi hep birlikte edindiğimiz şu kuşakta ne yazık ki geçmişten ders almayan yöneticilerin varlığı hepimizin kaderini olumsuz yönde etkilemekte. Bakınız, bir Çernobil yaşadık yıllar önce. Etkileri halen devam eden bu Çernobil faciası yurdumuzda da olmadı üstelik. Karadeniz’in karşı kıyısında meydana geldi ama tüm Karadeniz’i ve tüm Karadeniz kıyılarını etkiledi. Yıllarca kendimize gelemedik, onkoloji servisleri doldu taştı.
Dünyanın enerji ve maden sektörünü elinde tutan birkaç ailenin bambaşka ülkelerde kurdukları bir çok şirket ile yarattıkları sanal rekabet sayesinde gözlerden uzak yaşamaları sonucu biz sömürülenler mücadelemizi kiminle ettiğimizi dahi bilmeden çaba sarf etmekteyiz. Doğu Akdeniz’de süre gelen petrol didişmesi, Kuzey Irak’ın bir türlü pay edilememesi, ülkemizde ki petrol yataklarını kullanamayacak kadar dışa bağımlı olmamız, yer altı kaynaklarımızı çıkartamayacak kadar adeta “manda” altında ezilmemiz bunu en büyük kanıtıdır.
Tam bağımsız Türkiye için birlik zamanıdır, daha fazla gecikmeden.

Düşünceleriniz...

Ufuk Cankaya

Ufuk Cankaya

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST