Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uzun süredir titizlikle yürütülen biyogüvenlik ve hayvan sağlığı çalışmaları, meyvelerini en üst düzeyde verdi. Bugüne kadar bünyesinde hiçbir şap hastalığı vakası tespit edilmeyen Gökçeada, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (WOAH) tarafından resmi olarak “şap hastalığından aşılı ari bölge” ilan edildi. Türkiye’nin uluslararası arenadaki koruma altındaki bölge alanını genişleten bu tarihi karar, bakanlığın salgın hastalıklarla mücadeledeki başarısını küresel ölçekte tescillemiş oldu. Paris’te düzenlenen uluslararası törenle tescil belgesi bizzat takdim edilirken, bu gelişme Çanakkale ve ülke hayvancılığı için adeta yeni bir dönemin kapısını araladı.
Gökçeada’nın Anadolu coğrafyasından Ege Denizi ile ayrılmış izole yapısı, hastalıklardan korunma noktasında doğal ve güçlü bir biyogüvenlik avantajı sunuyordu. Bu avantajı bilimsel çalışmalarla birleştiren Tarım ve Orman Bakanlığı, adanın ari hayvancılık yapısını korumak amacıyla hazırladığı kapsamlı teknik dosyayı geçen yıl Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı Arilik Departmanına resmi olarak sundu. WOAH Bilimsel Komitesi tarafından yapılan çok yönlü laboratuvar ve saha değerlendirmelerinin ardından Gökçeada'nın, Kara Hayvanları Sağlık Kodunun tüm katı şartlarını eksiksiz karşıladığı belirlendi. Tarihi statü, teşkilatın Paris'te gerçekleştirilen 93. Genel Oturumunda oy birliğiyle kabul edilerek Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen’e resmen teslim edildi. Türkiye, 2010 yılında bu unvanı alan Trakya bölgesinin ardından ikinci büyük stratejik arilik bölgesine Gökçeada ile kavuşmuş oldu.
Küresel ölçekte tanınan bu resmi statü; hayvan sağlığının güvenceye alınması, hayvancılık ekonomisinin canlanması ve Türkiye’nin uluslararası prestiji açısından sayısız kazanımı beraberinde getiriyor. "Aşılı arilik" unvanı sayesinde adadaki hayvan üretim kayıpları minimuma inecek ve yerel işletmelerin verimliliği maksimum seviyeye çıkacak. En büyük ekonomik avantajlardan biri ise ari bölgeler arasındaki serbestlik olacak. Gökçeada ile uzun yıllardır bu statüye sahip olan Trakya bölgesi arasında herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın doğrudan hayvan hareketi yapılabilecek. Bu durum, Trakya’nın olası damızlık ve hayvan ihtiyacını güvenle karşılayabileceği yepyeni ve temiz bir tedarik merkezinin doğmasını sağladı.

Bölge hayvancılığını korumak adına adaya yönelik giriş çıkışlarda ise koruma kalkanı en üst seviyeye çıkarılacak. Ari unvanına sahip olmayan diğer bölgelerden Gökçeada’ya yapılacak hayvan hareketleri çok sıkı analizler, testler ve özel şartlar altında gerçekleştirilecek. Böylece dışarıdan gelebilecek olası bir hastalık tehdidinin önüne erkenden geçilerek adadaki yetiştiricilerin ekonomik sürdürülebilirliği koruma altına alınacak. Ayrıca bu süreç için kurulan güçlü takip, kayıt sistemi, hızlı teşhis laboratuvarları ve etkin aşılama programları, sadece şap hastalığına karşı değil, diğer tüm salgın hayvan hastalıklarına karşı da adada tam bir zırh oluşturacak.
Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı tarafından onaylanan bu sertifika, uluslararası yatırımcılar ve küresel ticaret ortakları açısından da Türkiye’nin veteriner otoritesinin gücünü ve güvenirliğini kanıtlıyor. Sınır aşan hastalıklarda Gökçeada gibi korunaklı bir bölgenin aşılı ari hale getirilmesi, çevre bölgelerdeki bulaş riskini de büyük ölçüde azaltıyor. Bakanlık yetkilileri, Trakya ve Gökçeada’da elde edilen bu büyük başarıların, Türkiye’nin kademeli zonlama yaklaşımıyla gelecekte çok daha geniş topraklarda "tam arilik" statüsü kazanması yolunda en önemli stratejik basamak olduğunu vurguluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: