Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapılan gıdalar ile halk sağlığını tehdit eden firmaları ifşa etmeye devam ediyor. Ancak isim değiştirerek piyasada kalmaya devam eden "gıda sahtekarları", vatandaşın tepkisini çekiyor. Kamuoyu artık sadece liste yayınlanmasını değil, halkın boğazından hırsızlık yapan bu işletmelerin ruhsatlarının süresiz iptal edilmesini bekliyor.
Türkiye’de gıda güvenliği konusu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı denetimler ve sonrasında yayınladığı ifşa listeleriyle yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yapılan denetimlerde ortaya çıkan tablo, vatandaşın sofrasındaki tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Zeytinyağı Yerine Boya, Tereyağı Yerine Margarin
Bakanlığın 17 Aralık 2011 tarihli yönetmeliğe dayanarak yaptığı incelemelerde, hileli ürünler iki ana başlıkta toplanıyor: "Taklit/Tağşiş" ve "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar."
Laboratuvar sonuçlarına göre kesinleşen hileler ise "bu kadarına da pes" dedirtiyor. Zeytinyağı diye satılan ürünlere tohum yağları karıştırılması, tereyağının içinden süt yağının çekilip yerine patates püresi veya margarin basılması, hatta gıda boyası yerine tekstil boyası kullanılması gibi skandallar, Bakanlığın resmi internet sitesinde (guvenilirgida.tarimorman.gov.tr) tek tek yayınlanıyor.
Özellikle et ve süt ürünlerini satın alırken bu ifşa sitesinden ürünleri kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Tarım bakanlığı sürekli bu duyuruları yapıyor. Ummadığınız, çok beğendiğiniz ürün belki de et değil veya tereyağ değil; hatta zeytinlağı bile değil.
İsim Değiştirip Oyuna Devam Ediyorlar
Mevcut sistemde hileli ürün sattığı tespit edilen firmalar para cezasına çarptırılıyor ve kamuoyuna ifşa ediliyor. Ancak bu yaptırım, gıda teröristlerini durdurmaya yetmiyor. Pek çok firma, ifşa listesinde adı çıktıktan sonra marka veya şirket ismini değiştirerek, aynı kalitesiz ve sağlığa zararlı ürünleri farklı ambalajlarla piyasaya sürmeye devam ediyor. Açgözlülüğün, sahtekarlığın ve hırsızlığın sonu yok.
Vatandaşlar, "Halkın boğazından, cebinden ve en önemlisi sağlığından çalan bu hırsızlar, sadece bir liste ile geçiştirilemez" diyerek tepkilerini dile getiriyor.
"Ruhsatları İptal Edilsin" Çağrısı
Gıda güvenliği uzmanları ve bilinçli tüketiciler, mevcut yasaların caydırıcılıktan uzak olduğu görüşünde birleşiyor. Beklenti ise çok net: Hile yaptığı kesinleşen firmaların ruhsatları derhal iptal edilmeli ve marketlerin bu ürünleri sergilemesinin önüne geçilmeli. Bu kişilerin, başka bir isim altında yeniden gıda işletmesi kurması süresiz olarak yasaklanmalı. Gerekirse hapis cezaları ile cezalandırılmalı.
İnsan sağlığını hiçe sayan bu eylemler, basit bir kabahat değil, nitelikli suç kapsamında değerlendirilmeli.
Gıda sahteciliği, toplum sağlığına yönelik doğrudan bir saldırı olarak görülmeli. Mevcut durumda firmaların ödediği para cezaları, hileli üründen elde ettikleri haksız kazancın yanında çok düşük kalıyor. Bu da cezayı 'işin maliyeti' haline getiriyor.
Halkın sağlığıyla oynayan, temel besin maddelerinin özünü bozan girişimler için 'İfşa' mekanizması şeffaflık adına önemli olsa da, caydırıcılık adına yetersizdir. Sistematik olarak tağşiş yapan (ürünün özünü bozan) işletmelere yönelik 'ticaretten men' ve 'ağır hapis cezası' gibi yaptırımların uygulanması, sadece bir tercih değil, kamu sağlığı için bir zorunluluktur. Güvenilir gıdaya erişim, temel bir insan hakkıdır ve bu hakkı gasp edenler sistemden tamamen silinmelidir.
Hangi firmaların hileli üretim yaptığını bu linklerden görebilirsiniz.
SAĞLIĞI TEHLİKEYE DÜŞERECK GIDALAR İÇİN ALTTAKİ LİNKİ...
AYNI DEĞERİ TAŞIMAYAN MADDE EKLENMESİ LİNKİ...
TEMEL ÖZELLİĞİ ETKİLEYEN İÇERİK ÖZELLİĞİ LİNKİ...
Yorumlar
Kalan Karakter: