12 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik, Bitlis Eren Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yapısını baştan aşağı yeniden düzenledi. İlk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünen bu değişiklik, sağlık hizmetlerinden eğitim süreçlerine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebilecek nitelikte.
Kararın ardından gözler sadece Bitlis’e değil, Türkiye genelindeki üniversite hastanelerine çevrildi.
YENİ YÖNETMELİK NEYİ DEĞİŞTİRİYOR?
Yayımlanan yönetmelikle birlikte sağlık uygulama ve araştırma merkezinin amaçları, faaliyet alanları ve yönetim yapısı net şekilde yeniden tanımlandı. Özellikle sağlık hizmetlerinin daha sistemli ve verimli yürütülmesi hedefleniyor.
Merkezin temel amacı; insan sağlığını korumak, hastalara çağdaş ve bilimsel sağlık hizmeti sunmak ve aynı zamanda tıp eğitimi alan öğrencilere uygulama imkânı sağlamak olarak açıklandı.
Bu kapsamda hem hasta hizmetleri hem de akademik çalışmalar tek bir çatı altında daha koordineli şekilde yürütülecek.
SADECE HASTANE DEĞİL! EĞİTİM VE ARAŞTIRMA DA MERKEZDE
Yeni düzenlemeye göre merkez sadece bir hastane gibi çalışmayacak. Aynı zamanda bir eğitim ve araştırma üssü olarak faaliyet gösterecek.
Tıp fakültesi başta olmak üzere sağlık alanındaki tüm birimlerle iş birliği yapılacak. Öğrenciler için uygulamalı eğitim imkânları artırılacak.
Ayrıca bilimsel araştırmalar için gerekli altyapının oluşturulması da yönetmeliğin en dikkat çeken maddeleri arasında yer aldı.
YÖNETİM YAPISI TAMAMEN DEĞİŞTİ
Yönetmelikle birlikte merkezin yönetim yapısı da yeniden şekillendirildi.
Başhekim (müdür), rektör tarafından 3 yıllığına görevlendirilecek. Yönetim kurulu ve danışma kurulu gibi yapılar da aktif rol üstlenecek.
Toplam 5 kişiden oluşacak yönetim kurulu, merkezin tüm işleyişinde söz sahibi olacak. Ayrıca en fazla 7 kişilik danışma kurulu da stratejik kararlar için öneriler sunacak.
BU DEĞİŞİKLİK NEDEN YAPILDI?
Tüm bu düzenlemelerin temel amacı, sağlık hizmetlerini daha kaliteli, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmek olarak açıklandı.
Yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere, hem hasta memnuniyetinin artırılması hem de bilimsel çalışmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.
Ayrıca sağlık turizmi, uluslararası projeler ve toplum sağlığına yönelik çalışmalar da merkezin faaliyet alanına dahil edildi.
Yani ilk bakışta sıradan bir yönetmelik değişikliği gibi görünen bu karar, aslında üniversite hastanelerinin geleceğini şekillendirebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Şimdi en çok merak edilen soru ise şu: Bu model Türkiye genelinde yaygınlaşacak mı? Bunun cevabı önümüzdeki süreçte yapılacak yeni düzenlemelerle netlik kazanacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: