KALEM Farkıyla...

Ispanak

Ispanak

Yıkamadan yemeyin, iyice ayıklayın, yabancı otlara çok dikkat edin yoksa bu ıspanak zehirler. Evet, bakanlığın ve uzmanların ıspanak zehirlenmesinde suçu vatandaşa çıkarmaları bu sözlerle oldu. Yine vatandaş suçlu yani. İlaç atan, kontrolsüz ilaç satan, ıspanak demetlerinin arasına zehirli otu dürüm yapıp para ile satan, denetim yapmayan değil de ıspanağı alarak tüketen suçlu çıktı iyi mi? Yuh diyorum, başka da bir şey demiyorum, bu ne biçim yöneticilik?
Artık Temel Reis’in ıspanağına da güvenilemiyor. Artık taze sebze de ne yazık ki zehir saçıyor. Hoş, çok uzun zamandır sebze ve meyveler içerilerinde barındırdıkları ilaçlarla zehir saçmaktaydılar zaten ama en azından birden değil de zamanla kanser edip öldürüyorlardı vatandaşı. Oysaki ıspanak öyle mi ya? Direkt olarak hastaneye, yedikten sonra doktoru görmeniz maksimim bir saat sürüyor. Bu gün sünnet yarın deniz gibi yani.
Beypazarı’ndan gelen ıspanakta çıkmış bu zehirli ot. Tarlaya kadar tespit ettiler ama ben bir ceza görmedim kamu vicdanını rahatlatan. Bu otun bir daha demetlerin arasına karışmasını önlemek için caydırıcı bir ceza uygulanmalıydı şu ana kadar ama olmadı bu durum ne yazık ki.
Bakın size ıspanakla ilgili bir anımı aktarayım. 1981 yılından beri sebze meyve toptancılığı yapmaktayım. Sene 1994, İstanbul Topkapı Bostan Hali’nde sebze satıyoruz. İzmir Menemen’den çuvallar içerisinde ıspanak geliyor ve biz de satıyoruz. Bir pazarcı müşterimize dört çuval ıspanak sattık ve o günü tamamlayıp kepenkleri indirdik. Ertesi gün yine işimizin başındayız ve yine gelen malları satıyoruz. Bir gün önce dört çuval ıspanak sattığımız pazarcı kamyonetiyle serginin önünde durdu ve kamyonetinden yere bir çuval ot attı. Evet ot. Ispanak çuvalının içi ot dolu.
“Vallah bani dolandirmişinz, ahha bu çovaldan ot çikti. Banim emağım heba olmiştir, banim hakkamıverın”
Şok olduk, adam bizden aldığı ıspanakları satmış ve bir çuvalın içine ot doldurarak gelmiş bize kafa tutuyor, aklı sıra para alacak bizden. Yermiyiz? Yemeyiz. Daldık birbirimize, iş büyüdü, yaklaşık yirmi kişi tekme yumruk dalaşıp duruyoruz. Polisler geldi, karakol falan derken gün hakikaten bizim için de heba oldu.
İki gün sonra Menemen’den ıspanakçımız geldi, gülüyor.
“Hoş geldin Naim abi, gel otur şöyle çayını iç biz de hesapları çıkaralım, çıkaralım da sen niye gülüp duruyorsun be abi”
“Nasıl, şakamı beğendiniz mi?”
“Ne şakası abi?”
“Hafta içi yolladığım ıspanaklardan çıkan bir çuval otu diyom canım, biz hazırlarken pek bi güldük, görünce sıfatınızı pek merak ettik doğrusu”
Naim abi hayatında yemediği sopayı yedi bizden ama salmadık onu, pazarcıyı da bulduk getirdik, bir araba dayak da ondan yedi teres.
İnsan sağlığıyla, insan emeğiyle şaka yapılmaz. Yapılırsa da sonunda mutlaka burun kemiğini fiziki olarak sızlatıp gözlerinin önünden yıldız geçidi yaptırmak bir daha ki sefere bu gibi zırvalıkları düşünenler için ders olur.

Düşünceleriniz...

Ufuk Cankaya

Ufuk Cankaya

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST