Kepez Belediyesi tarafından bu yıl "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen ve kitapseverleri bir araya getiren Kepez Kitap Fuarı, dördüncü gününde Türkiye’nin deprem gerçeğini en çıplak haliyle masaya yatıran dünyaca ünlü bir ismi ağırladı. Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, fuar kapsamında çocuklara deprem farkındalığı eğitimi vermek ve hayati uyarılarda bulunmak üzere Kepez’e geldi. Fuar alanında yoğun ilgiyle karşılanan Moriwaki, Marmara Bölgesi’nden Antalya’ya, fay hatlarındaki son durumdan yapı stoğuna kadar pek çok kritik konuda açıklamalarda bulundu.
Marmara Denizi ve çevresinde beklenen büyük depreme ilişkin ezber bozan tespitler paylaşan Moriwaki, kuzey kolundaki riskin bir nebze değiştiğine dikkat çekti. 1999 Gölcük depreminde Yalova-Çınarcık hattının, 1912 yılında ise Gelibolu’dan Tekirdağ’a kadar olan kısmın kırıldığını hatırlatan uzman, arada kalan 170 kilometrelik mesafenin tek seferde kırılması durumunda 7.5 büyüklüğünde bir depremin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Ancak geçtiğimiz yıl Silivri açıklarında meydana gelen sarsıntıların bu hattın orta kısmında bir kırılma yarattığını belirten Moriwaki, "Kuzey kolunda risk tamamen bitmiş değil ama Küçükçekmece ile Çınarcık arasındaki mesafe 70 kilometreye düştü. 7’nin üzerinde devasa bir deprem için fayın 150 kilometre civarında kırılması gerekir. Bu durum kuzeydeki riski bir miktar azaltsa da güney kolu için durum çok daha ciddi" uyarısında bulundu.
Asıl tehlikenin Marmara’nın güney hattında, yani Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir güzergahında yoğunlaştığını vurgulayan Japon uzman, bu bölgenin adeta bir barut fıçısı üzerinde olduğunu söyledi. Özellikle Bandırma ve çevresine parantez açan Moriwaki,
"Bandırma’da 450 yıldan fazla bir süredir büyük bir deprem yaşanmadı. Bu inanılmaz bir enerji birikimi anlamına geliyor. 6 Şubat’ta yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli felaket, 400 yıllık bir birikimin sonucuydu. Bandırma’da da benzer bir risk söz konusu. Bu bölgedeki binaların çok yüksek olmaması ve zeminin genel olarak iyi olması bir avantaj olsa da, burada yaşanacak bir sarsıntı İstanbul’un yumuşak zeminli bölgelerini de ağır şekilde etkileyebilir" dedi.
Antalya ve çevresindeki sarsıntıları da değerlendiren Moriwaki, bölge halkının yüreğine su serpen açıklamalarda bulundu. Antalya merkezli büyük bir deprem beklentisinin olmadığını ifade eden uzman, "Antalya’da son dönemde yaşanan 3-4 büyüklüğündeki depremler korkutmamalı. Kaş tarafında bir risk olsa da merkeze uzaklığı bir koruma sağlıyor. Ancak zemin yumuşaksa küçük depremler bile binalarda hasar yaratabilir" diyerek yapı güvenliğinin önemine değindi. 2018 yılından bu yana Türkiye ve Japonya’daki deprem yönetmeliklerinin kağıt üzerinde aynı seviyede olduğunu belirten Moriwaki, acı bir gerçeği de paylaştı: "Japonya’da bu kurallar yüzde yüz uygulanıyor, Türkiye’de ise maalesef kaçak ve izinsiz yapılar süreci baltalıyor."
Kentsel dönüşümün Türkiye’nin tek çıkış yolu olduğunu hatırlatan Yoshinori Moriwaki, sadece binaları sağlamlaştırmanın yetmeyeceğini, eğitimin temelden başlaması gerektiğini savundu. Kepez Kitap Fuarı’nda çocuklarla buluşmasının temel amacının da bu olduğunu belirten uzman, deprem anında yapılması gerekenlerin bir refleks haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Japonya’daki disiplin ve uygulama kararlılığının Türkiye’de de hakim olması durumunda, depremin bir felaket olmaktan çıkıp doğa olayı olarak kalacağını ifade ederek sözlerini noktaladı. Kepezliler, Moriwaki'nin bu hayati uyarılarını dikkatle takip ederken, uzman isim fuar boyunca çocuklara "yaşam üçgeni" ve korunma yöntemlerini uygulamalı olarak anlatmaya devam etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: