Çanakkale’de su üzerinden başlayan tartışma, kısa sürede sosyal medyada büyüyerek geniş kitlelerin gündemine oturdu. Önceki dönem İYİ Parti Çanakkale Belediye Başkan Adayı Burak Kunt, Atikhisar Barajı’nda doluluk oranının yüksek olduğunu belirterek dikkat çeken bir öneri sundu.
Kunt’un “boşa akmasın” diyerek yaptığı çağrı, vatandaşlar arasında hem destek hem de eleştiri aldı. Peki tartışmanın fitilini ateşleyen öneri neydi?
BARAJ DOLU, PEKİ SU NEREYE GİDECEK?
Atikhisar Barajı’nın dolu olduğunu ifade eden Burak Kunt, fazla suyun kapaklar açılarak Sarıçay’a bırakılması yerine farklı bir yöntem önerdi.
Kunt, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Barajımız çok şükür dolu. Kapakları açıp Sarıçay’a akıtmak yerine bu suyu hemşerilerimize belirli gün içinde tüketilmek şartıyla ücretsiz verelim. Depolansın, kullanılsın, israf olmasın.”
Bu sözler, özellikle artan su maliyetlerinden şikâyet eden vatandaşların dikkatini çekti.
VATANDAŞ İKİYE BÖLÜNDÜ: “MANTIKLI” MI “HAYAL” Mİ?
Kunt’un paylaşımı sonrası sosyal medyada çok sayıda yorum yapıldı. Bazı vatandaşlar öneriyi destekleyerek, “Su fiyatlarının yüksek olduğu bir dönemde böyle bir adım rahatlatıcı olur” görüşünü savundu.
Ancak farklı bir kesim ise önerinin uygulanabilir olmadığını dile getirdi. Özellikle “Bu su arıtılmadan nasıl verilecek?” sorusu sıkça gündeme geldi. Bazı kullanıcılar ise “Bu bir hayal” yorumunda bulundu.
Kısa sürede büyüyen tartışma, Çanakkale’de su yönetimi konusunu yeniden gündemin merkezine taşıdı.
“ARITMA MALİYETİ VAR” ELEŞTİRİLERİNE YANIT GELDİ
Gelen eleştirilerin ardından Burak Kunt, ikinci bir açıklama yaparak yanlış anlaşılmak istemediğini belirtti. Özellikle arıtma maliyetine dikkat çeken yorumlara yanıt veren Kunt, şu ifadeleri kullandı:
“‘Barajdan akan ile musluktan akan su aynı mı?’ diye soranlar var. ‘Arıtmanın bir maliyeti var’ diyenler de olmuş. Haklılar. Ama kaynak Atikhisar Barajı. Bir maliyetiniz varsa o kadarını alırsınız, indirim yaparsınız. Yeter ki siz yapmak isteyin.”
Bu açıklama, tartışmayı daha da derinleştirdi.
“SUSUZLUKTA DAHA BÜYÜK BEDEL ÖDENİR” UYARISI
Kunt, açıklamasında yalnızca bugünü değil, olası bir su krizini de gündeme taşıdı. Özellikle kuraklık ihtimaline dikkat çeken Kunt, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Susuzluk geldiğinde arıtma maliyetini kimse görmüyor. Bir susuzluk durumunda halka su vermek için harcanacak bedel, bugünkü arıtma maliyetinden çok daha büyük olacaktır.”
Bu sözler, geçmişte yaşanan su sıkıntılarını hatırlayan vatandaşlar arasında yankı buldu.
TARIMSAL SULAMA DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Kunt’un açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise tarımsal su depoları oldu. Tarımda kullanılan suyun da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kunt, mevcut su kaynaklarının daha verimli kullanılabileceğine işaret etti.
Bu vurgu, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan üreticiler açısından önemli bir detay olarak değerlendirildi.
GERÇEK NE? UYGULANABİLİR Mİ?
Tartışmanın merkezinde ise tek bir soru var: Barajdan gelen su gerçekten ücretsiz ya da indirimli şekilde vatandaşa verilebilir mi?
Uzmanlara göre baraj suyu, içme suyu olarak kullanılmadan önce arıtma süreçlerinden geçmek zorunda. Bu süreçler hem teknik altyapı hem de maliyet gerektiriyor.
Burak Kunt’un önerisi ise tam olarak bu noktada tartışılıyor. Kunt, arıtma maliyetinin tamamen kaldırılmasını değil, bu maliyet kadar ücret alınmasını ya da indirim yapılmasını savunuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: