KALEM Farkıyla...

Kara yazı

Kara yazı

Gelişmiş, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülke kavramlarının derecelendirmesinde kuduz virüsüne bağlı ölümler bir kıstastır. Çünkü günümüzde kuduz için enfekte olduktan sonra tedavi olma şansı vardır. Kuduza bağlı ölüm oranı ne kadar fazlaysa o ülkenin sağlık sistemi o derece sıkıntılı demektir. Bu da o ülkenin gelişmişlik düzeyini gösterir bir durumdur. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde köpekler başıboş dolaşmazlar. İnsanlar köpeklerin saldırısı sonucu kuduz olmaz, olmamalıdır. Bu mesele çözülmek zorunda olan bir meseledir. Devlet tarafından tüm idareci, eğitimci ve yetki sahibi kişilerine eğitim vermesi gerektiği aşikar. Şehirlerde başıboş hayvan olmaması gerektiği bu kişilere çocuklara anlatılır gibi anlatılmalı. Mesela, tüm dünyadan örnekler verilmeli. Kötü örneklerin başında ise Hindistan örnek olarak gösterilmeli. Dünya Sağlık Örgütü’ nün raporuna göre her yıl dünya da elli bin kişi kuduzdan ölmektedir. Üç yüz altmış beşe bölerek, günde ölen insan sayısını hesaplayabilirsiniz.
Aslında doğru aşılama ve bilinçlendirme ile kuduz önlenebilir. Kuduzu önlemenin yolu başka canlıları yok etmek değildir. Devlet ve yerel yönetimler tüm canlıların bir arada, güvenli şekilde yaşayacağı ortamı sağlamakla, zaten yükümlüdür. Aksi halde, sadece memelilerde rastlanan, memelilerin ölümüne neden olabilen sinir sistemi hastalığı olan kuduz, gerekli tedavi uygulanmazsa sonucu %99,99 ölümdür. Nadir de olsa virüs beyine ulaştıktan sonra ölümle sonuçlanmayan vakalar vardır, ama bunlar çok düşük bir ihtimalde. Tedavi için kuduz aşısı yöntemi kullanılıyor. Ama nasıl? Aslında bu tedaviye aşı denmesi biraz saçma. Aşı dediğimiz tıbbi kavram, hastalığı önleyici bir yöntemdir. Yani ilgili virüse karşı önceden bağışıklık kazanmak için uygulanır. Virüs ya da bakteri vücuda bulaştıktan sonra uygulanan tedavinin aşı olarak kabul edilmesi, tıbbi kavrama karşı bir uygulamadır. Kuduz virüsü için önceden bağışıklık sağlayan aşı, ilaç gibi bir şey günümüzde maalesef mevcut değil. Kuduz virüsünün insan vücuduna girmesiyle oluşan belirtiler, ne yazık ki, çok acıdır. Beyin, sinir sisteminin merkezidir, patronudur. Beynimizden bütün organlara, kısımlara, bölgelere sinirler uzanır, ayak parmağınızın ucuna kadar bile sinir hücresi mevcuttur. Yani ayak parmağınızı bir yere çarptığınızda acısını hissetmenize neden olan şey oradan beyine kadar uzanan sinir sistemi hücresidir. Kuduz virüsü sinir sistemi hücresine bulaştıktan sonra hücre boyunca beyine doğru ilerlemeye başlar. İlerleme sürecinde herhangi bir belirti göstermez, beyine ulaştıktan sonra hastalığın belirtileri başlar ama bu da artık geç kaldığı anlamına gelir. Kuduz hastalığına yakalananlar sudan korkarmış, aslında hastalar sudan korkmamaktadır. Virüsün etkisiyle yutkunma yetisini kaybeden canlı, su içmek ister ama yutkunamadığı için suyu içemez. Yutkunma yetisi kaybolduğu için tükürüklerini yutmaz ve ağızdan salınır, akar bu da “ağız köpürmesi” olarak söylenir.
Kuduz virüsü bulaştığında yara beyine ne kadar yakınsa risk o kadar yükselir. Bu yüzden ısırma, tırmalanma gibi bir şey söz konusuysa vakit kaybetmeden hastaneye ulaşılmalıdır. Hayati öneme sahip başka bir detay daha var. Isırılan ve tırmalanan bölgeyi, imkanımız varsa bol su ve sabunla yıkamamız. Virüsün vücuttaki yayılma riskini azaltacaktır. Bunu yaptıktan hemen sonra aşı için hastaneye acele ederek gidilmeli ki virüs önlenmeli. Kuduz olmanıza neden olabilecek ısırma ve tırmalanma gibi bir durumda işin ciddiyetini, riskini küçümsemeyin. Şüpheli durumda mutlaka hastaneye gidin ve virüs nedeniyle ölmenizi engellemek için yardımcı olmalarına izin verin. Dünya şartları giderek çok kötü bir hal alıyor. Dünyayı paylaştığımız diğer canlıların da yaşam şartlarını korumak insanların görevi haline geliyor. Onlar da can, aşılama, kısırlaştırma, rehabilitasyon ve iyi barınak ortamları ile çözülecek sorunlar dağ gibi büyütülüyor. Herkes suçlu bunda! Amaç sadece hastalıklardan korunmak değil aynı zamanda saldırılardan da kurtulmak , bu nedenle hayvanlar için ayrı yaşam alanları oluşturulmalı buralarda refah ve sağlık içinde yaşamaları sağlanmalıdır. İnsanların kendilerini doğanın sahibi ve tanrısı ilan edip hayvanları işgalci kategorisine sokması doğru değil.
İyi haftalar.

Düşünceleriniz...

Hanife Cetin

Hanife Cetin

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST