Kırtasiye sektöründe kayıt dışı üretimle mücadele ve ürün güvenliği tartışmaları gündemdeki yerini korurken, Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) hem ekonomik düzeni hem de çocukların sağlığını tehdit eden ürünlere karşı kapsamlı bir uyarı açıklaması yaptı. Dernek, özellikle merdiven altı üretimle piyasaya sürülen markasız ve standart dışı kırtasiye ürünlerinin hem haksız rekabet oluşturduğunu hem de ciddi sağlık riskleri barındırdığını vurguladı.
Sektörde kayıt dışı üretimin, yalnızca fiyat dengesini bozmakla kalmadığı, aynı zamanda üretim süreçlerinde gerekli test ve denetimlerden geçmeyen ürünlerin çocukların doğrudan temas ettiği alanlarda kullanılması nedeniyle kritik bir risk oluşturduğu ifade edildi. TÜKİD, özellikle boya, yapıştırıcı, silgi, kalem ve oyun hamuru gibi ürünlerin çocuklarla bire bir temas halinde olması nedeniyle ürün güvenliğinin hayati önem taşıdığını belirtti.

TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Kayıt dışı üretim sektörümüzde haksız rekabete yol açan durumların başında geliyor. Standartlara uygun üretim yapan, vergi yükümlülüklerini yerine getiren, ürün güvenliği testlerine yatırım yapan firmalar; kayıt dışı ve denetimsiz üretim yapanlarla aynı pazarda rekabet etmek zorunda kalıyor. Bu durum hem fiyat dengesini bozuyor hem de kaliteli üretim yapan firmaların emeğini değersizleştiriyor. Ayrıca sektörün marka algısına, ihracat potansiyeline ve kurumsal gelişimine büyük zarar veriyor. Fakat denetimlerin artması, tüketici bilincinin yükselmesi ve sektörün güvenli ürün konusundaki hassasiyetinin güçlenmesiyle birlikte olumlu bir ilerleme olduğunu söyleyebiliriz. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 2025 yılı denetimlerinde kırtasiye ürünlerinde güvenli ürün oranının yüzde 99,33’e ulaşması, sektör adına son derece kıymetli bir gösterge.” dedi.

Kayıt dışı üretimin tüketici açısından da farklı sorunlara yol açtığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Kırtasiye ürünleri doğrudan çocuklarla temas eden ürünlerdir. Bu nedenle kayıt dışı üretim sadece ekonomik değil, aynı zamanda sağlık ve güvenlik açısından da ciddi bir risk teşkil ediyor. Üretici bilgisi olmayan, standardı belirsiz, test süreçlerinden geçmemiş ürünlerde kimyasal riskler, alerjen maddeler, ağır metal içerikleri veya fiziksel güvenlik sorunları ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin markası, üreticisi, ithalatçısı ve standart bilgisi belli olmayan ürünlerden uzak durması büyük önem taşıyor. Tüketicilere bu noktada çok önemli sorumluluklar düşüyor. Öncelikle ortalama fiyatın oldukça altına satılan, markasız, üretici veya ithalatçı bilgisi bulunmayan ürünlere karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Ürünlerin ambalajında üretici/ithalatçı bilgisi, kullanım uyarıları, yaş grubu, standart bilgileri ve gerekli işaretlemeler kontrol edilmeli. Özellikle çocukların kullanacağı boya, oyun hamuru, yapıştırıcı, silgi, kalem ve benzeri ürünlerde güvenilir satış noktaları tercih edilmeli. Diğer yandan kırtasiye ürünlerinin önemli kullanım alanlarından birini de ofisler oluşturuyor. Bu noktada da kalite ve verimliliği yüksel olan, İş Sağlığı ve Güvenliği’ni destekleyen ürünlerin temini, çalışan sağlığını korumak adına büyük önem taşıyor. Bunun için hangi amaç için alınırsa alınsın tüketiciye önemli bir görev düşüyor. Son tüketici bilinçli davrandığı takdirde kayıt dışı ürünlerin pazardaki alanı da daralır. Bu mücadele yalnızca kamu kurumlarının ya da sektör temsilcilerinin değil üreticiden satıcıya, tüketiciden denetim mekanizmalarına kadar tüm kesimlerin ortak sorumluluğu.”
Güvenli ürün oranında hedef yüzde 100’e ulaşmak
Dernek olarak kayıt dışı üretimin engellenmesi ve tüketicinin bilinçlendirilmesi noktasında yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini söyleyen Keresteci, “TÜKİD olarak bu konuda en temel önceliğimiz güvenli, kayıtlı ve standartlara uygun ürünlerin yaygınlaşması. Bu kapsamda kamu kurumlarıyla yakın temas kuruyor, T.C. Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla ürün güvenliği ve piyasa denetimleri konusunda görüş alışverişinde bulunuyoruz. Ayrıca üyelerimizi mevzuat, ürün güvenliği, etiketleme, ithalat ve denetim süreçleri konusunda bilgilendiriyoruz. Tüketicilere yönelik bilinçlendirme çalışmalarında da güvenli ürün, bilinen marka, üretici/ithalatçı bilgisi ve standartlara uygunluk vurgusunu öne çıkarıyoruz. Bu çalışmaların en önemli faydası, sektörde güvenli ürün bilincinin güçlenmesi oldu. Bugün kırtasiye ürünlerinde güvenli ürün oranının yüzde 100’e yaklaşması, kamu denetimleriyle birlikte sektörün bu konudaki ortak hassasiyetinin de bir sonucudur.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: