Özgür Özel, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” kararı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin ardından CHP Genel Merkezi’nden ayrılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geçti.

“Yeni genel merkezimiz” olarak nitelendirdiği Meclis’e dönen Özel, CHP Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada, sürece sert sözlerle tepki gösterdi. Özel, “Çok üzgünüm, baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz; bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve iş birlikçileri buna cesaret edemeyecekler” ifadelerini kullandı.
CHP lideri, açıklamasında partiye yönelik yargı süreçleri ve müdahalelere dikkat çekerek, “Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti’nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’na da göndermede bulunan Özel, “CHP’yi sarayın seçtikleri yönetiyorsa CHP kapanmıştır. CHP’yi üçüncü kez açmak için var gücümle çalışacağım, önünde sonunda o sandığı getireceğim” ifadelerini kullandı.

Özel, CHP Genel Merkezi önündeki açıklamasının ardından partililerle birlikte Meclis’e yürüdü ve burada yaptığı değerlendirmede makam düzenine ilişkin de konuştu. “Toplam 83 makam odamız vardı, birisini hazımsızlara bıraktık. Bundan sonra sokakta, sahadayız” diyen Özel, grup başkanlığı odasının yeni çalışma merkezi olacağını söyledi.
Ankara Valiliği’nin talimatı sonrası emniyet güçlerinin CHP Genel Merkezi’nde tahliye sürecini başlattığı, binaya gazla müdahale edildiği, kapıların kırıldığı ve barikatların kaldırıldığı belirtildi. Müdahale sırasında binada bulunan partililer ve personelin dışarı çıkarıldığı öğrenildi.
Özel, yaşanan gelişmelerin ardından yaptığı değerlendirmede, “Herkes kendisine yakışanı yapıyor, biz CHP’ye yakışanı yapıyoruz” sözleriyle süreci değerlendirdi. CHP lideri ayrıca, partiye yönelik müdahaleleri “baba ocağına yapılan baskı” olarak nitelendirdi.
Parti binası önünde konuşan Özel şunları dedi:
Partiyi kişisel hırslarınızdan dolayı, bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti'ye teslim etme planının parçası olmayın dedik, dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti'nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik, teslim mi olacaktık?
Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun! Daha önce söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa.
Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık! İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum, CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar.

Özgür Özel ve ekibi TBMM'ye yürüdü fakat kalabalığın barikatları geçmesine izin verilmedi. Milli Egemenlik Parkı'nda parti otobüsünün üstünden kalabalığa seslenen Özgür Özel şu ifadeleri kullandı:
Bugün CHP'de günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle baba ocağını korumak için; baba ocağı işgal olmasın diye oraya canını siper edenlere selam olsun. 28 Mayıs 2023 günü, o seçimi kazanamadığımızda artık hepimiz bir şeylerin sonuna geldik dediğimizde gözler yerdeyken, başlar öndeyken görev yine bize düşer dedik. Cumhuriyet'in gençlerine, kadınlarına görev düşer dedik. Değilim dedik, yola çıktık, söz verdik. Bir daha kaybetmeyeceğiz, yenilmeyeceğiz, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik.
Millet biz size güveniyoruz, geçin partinin başına dedi. Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz, cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne başka partide başkan seçimle değişmedi, değişemez dediler. Duyuramazsın, anlatamazsın, sen bu işi başaramazsın dediler. Delege bir karar verdi, partide değişimi yaptı.
O gün söz verdiğimiz gibi o günden dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik, 23 yıllık kibri söndürdük, yendik. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. CHP, Türkiye'nin birinci partisiydi artık. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız, onu yendiğimiz, yeneceğimiz, onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü.
İlk kez bir siyasi partide seçimle bir genel başkan gelmesini, 48-49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun genel başkan olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dikildi karşımıza. AK Parti'nin yargı kollarıyla AK Parti'nin butlan kolları kol kola karşımızdadır.
Bugüne kadar hep sustum. Büyüğünü sayan Özgür, dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün abi dediğine bugün bet demeyen Özgür... Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum ama yeter! Bir seçim kazanmadan, onu göndermeden gidersen gözüm açık gider diyen partililerin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. O yüzden size söz veriyorum; beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler, gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.
Ankara'nın ne kadar suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak partimize saldırdılar. Baba evimizi hep beraber koruduk. Şerefli Türk polisini, kirli emellerine alet ederek partimizi işgal ettiler. Ben, sen, hepimiz son ana kadar direndik, sonra yollara döküldük. Hani diyor ya birileri 'arının' diye, onların sıktığı biber gazından, yediğimiz yağmurla arındık. Üzerimizdeki biber gazından gayrı 'arınacağımız' bir şey yok.
Burası Milli Egemenlik Parkı, Meclis'in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMA'ları koydular ama hep beraber aştık geldik. Genel merkezimizde yapılanı biliyorsunuz. Ama parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti milli mücadelede asker çadırlarında, karargah çadırlarında kuruldu. Bizi baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz. Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dedir. Partinin ilk genel merkezi de Meclis'teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz de TBMM'dedir. Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece başarmak, kazanmak için kararlılıkla yürüyoruz.
Bu meydanın özelliği şudur; biz birbirini, ülkesini, cumhuriyeti sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız. Bu parti çok zorluklar gördü. Bu partiyi darbeciler kapattılar, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı ve butlan kolları CHP'yi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum. Partiyi işgalden kurtarıp hep birlikte yarınlara açmaya var mısınız?
Partiyi 12 Eylül, 19 Mart, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. CHP'yi sarayın seçtikleri yönetiyorsa CHP kapanmıştır. CHP'yi üçüncü kez açmak için var gücümle çalışacağım, önünde sonunda o sandığı getireceğim. CHP'yi sizin seçtikleriniz yönetecek ve partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hem CHP'ye hem de Atatürk'ün emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkacağız. Hepinize güveniyorum ve hepinizi çok seviyorum; o sandık gelecek, millet iktidar olacak. Biz kazanacağız. Ben Meclis'e doğru geçeceğim ve yeni genel merkezimize yerleşeceğim.
Yorumlar
Kalan Karakter: