TBMM Genel Kurulu’nda Sosyal Hizmetler Kanun Teklifi üzerine CHP grubu adına söz alan Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, hükümetin ekonomi ve sosyal yardım politikalarına yönelik açıklamalarda bulundu. 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesine rağmen boşanma rekorları kırıldığını vurgulayan Güneşhan, devlet koruması altındaki gençlerin istihdam haklarının zorlaştırılmasına tepki göstererek, "Dul ve yetimi fitreye, zekâta muhtaç eden bir sosyal devlet anlayışı kabul edilemez" dedi.
Milletvekili İsmet Güneşhan yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
Teklifin 8'inci maddesiyle devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdam hakkı maalesef zorlaştırılıyor. Koruma süresinin iki yıldan beş yıla çıkarılması, 30 yaş sınırı getirilmesi ve merkezî sınav şartı gibi düzenlemeler zaten dezavantajlı koşullarda büyüyen gençlerin kamusal istihdama erişimini daha da güçleştirmektedir; bu, doğru bir şey değil.
Uyuşturucu kullanma yaşının 13'lere düştüğü bir ülkede korunmaya muhtaç çocukların sokağa terk edilmesi kabul edilemez, kabul edilebilir bir şey değildir, esas olan bu çocukların topluma kazandırılmasıdır. İstihdam konusunda suiistimallerin olduğu bizlerin de kulağına gelmektedir ancak bunun çözümü korunmaya muhtaç çocukların istihdam süresini iki yıldan beş yıla çıkarmak değildir. Devletin görevi suistimal varsa bunun tedbirlerini alıp denetimlerini artırıp korunmaya muhtaç çocukları korumaktır. Burada devletin asli görevi o şefkat elini o çocukların üzerinden çekmemesinin sağlanmasıdır.
Bakın, değerli milletvekilleri, bu kanun ülkemizdeki kadınların, çocukların, dul ve yetimlerin, yaşlıların sorunlarına kökten çözüm üretmek, yoksulluğu yapısal olarak çözmek yerine sorunları yönetmeye odaklanan düzenlemelerden ibarettir. Burada bu halkı önce yoksullaştırıyorsunuz, sonra da o yoksulluğu yönetmeye çalışıyorsunuz. Kadınlara verilen doğum izni toplamda yirmi dört haftaya çıkarılıyor, itirazımız yok. Şimdi, siz sanıyorsunuz ki bununla birlikte evlenmelerin ve evliliklerdeki çocuk sayısının artacağını düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz, esas meselenin ekonomi ve geçim olduğunu bir türlü nedense anlamak istemiyorsunuz.
Bakın, değerli arkadaşlar, şimdi bu AKP iktidarında 2025 yılını bildiğiniz gibi "Aile Yılı" ilan ettiler, 2025 yılında boşanma rekoru kırıldı maalesef. TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de boşanma hızı son yirmi beş yılın zirvesine ulaştı, boşanan çift sayısı 193.793'e yükseldi. Evliliklerin azalma eğilimi gösterdiği bu dönemde evliliklerin yüzde 35'i boşanmayla sonuçlanmıştır. Yoksullukta Avrupa 1'incisi olan Türkiye, Avrupa'da en yüksek boşanma oranına sahip 3'üncü ülke konumuna geldi, bu da sizlerin sayesinde. Boşanmaların ardında yatan en önemli neden geçim sıkıntısıdır değerli arkadaşlar. Artık gençlerimiz maalesef evlenmek istemiyor, borç harç bulup evlenenler de çocuk yapmak istemiyorlar. Bakın, bugün evlenmenin maliyeti 2 milyon lirayı bulmaktadır. Çocuk bezinin bin lira olduğu, bebek mamasının 3 bin lira olduğu bir ülkede sizlere sormak istiyorum: Gençler nasıl evlensin? Gençler nasıl çocuk yapsın? Asgari ücretle çalışan bir gencin evlenebilmesi için hiçbir para harcamadan altı yıl para biriktirmesi gerekmektedir. Bir de iktidar, Hükûmet dalga geçer gibi "Yeni evleneceklere 250 bin lira kredi vereceğim." diyor. Aslında gençlerimizin kredi talebi falan yok. Gençlerimiz iş istiyor, gençlerimiz geleceklerini, hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir ülke istiyor. Şimdi, doğum iznini artırmak iyidir ancak tek başına bir çözüm değildir. Çözüm, yönetemediğiniz ekonominin düzeltilmesi, gençlerimizin ve evli çiftlerin geleceğe güvenle bakmasıdır, bunların yaratılmasıdır.
Bakın değerli arkadaşlar, bu Hükûmet iktidara geldiğinde sosyal yardım alan kişi sayısı yaklaşık 1,5 milyondu, AKP'nin halkı yoksullaştıran ekonomik politikaları nedeniyle bu rakam 5 milyonu buldu yani Türkiye'de sosyal yardıma muhtaç kişi sayısı 18 milyonu aştı. Bakın değerli arkadaşlar, dul kadınlara aylık 10 bin lira maaş veriliyor, yetimlere 5 bin lira maaş veriliyor. Bu, kabul edilebilir bir şey değildir yani yazıktır, günahtır. Yani bu insanlardan ne isteniyor? Yani insanda biraz, gerçekten, çok samimi söylüyorum, Allah korkusu olur. Yani bu hakka reva değildir.
Bugün, sizin sosyal devlet anlayışınız dulu, yetimi fitreye, zekâta muhtaç etmek mi? Yaşlıları bakımsızlıktan ölüme terk etmek mi? Bu mu sizin sosyal devlet anlayışınız?
Bugün, AKP'nin sözde sosyal devletinde açlık sınırı 32.794 lira, yoksulluk sınırı 106 bin lira, asgari ücret 28 bin lira, dul aylığı 10 bin lira, yetim aylığı 5 bin lira. Zaten çiftçiyi bitirdiniz, esnafı bitirdiniz, hatta sanayiciyi de bitirdiniz, emekliyi ise Ulus'ta günlük 200 liralık otellere mahkûm ettiniz. Gençler artık evlenmekten korkuyorlar, evlenmek istemiyorlar.
Dolayısıyla, halkımız önce 2019'da, daha sonra 2024 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin sosyal belediyeciliğiyle tanıştı.
Göreceksiniz, Türkiye'nin 1'inci partisi Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde de nasıl bir sosyal devlet olacak onu hep beraber yaşayacağız.
Yorumlar
Kalan Karakter: