Onu bunu bilmem The Pianist’in yalancısıyım

KALEM Farkıyla...

Onu bunu bilmem The Pianist’in yalancısıyım

Onu bunu bilmem The Pianist’in yalancısıyım

Dilden dile, oradan buraya dolaşan bir hikaye var son bir-iki gündür.

Anlatıldığına göre Demirel’in danışmanı bir gün..

Neyse..hele bi oku da..

Yıllar önce Akçay’daki otelimde kalan, Süleyman Demirel’in baş danışmanlarından şimdi ismini vermeyeceğim değerli bir aile dostumuza Kaz Dağlarının olduğu bölge (Ayvalık-Küçükkuyu arası) niçin turizm bölgesi ilan edilmiyor ? diye sormuştum.

Cevap şaşırtıcıydı:

Uranyum yüzünden!

Aynen aktarıyorum:

(H.Y) – Ne demek uranyum yüzünden, biraz anlatır mısınız ?

(T.G) – Kaz Dağları bölgesi dünyanın en büyük uranyum rezervinin ev sahibi. Türkiye şu an bunu ne çıkartacak, ne de çıkarttığını işleyebilecek teknolojiye sahip; ancak yabancı şirketler uranyum çıkartabilir.

(H.Y) – Peki çıkartsın,bu milli servetimize bir katkı değil mi. Mesela Arabistan da çıkarttığı tüm petrolü kendisi kullanmıyor, büyük kısmını satıyor, ne var bunda ?

(T.G) – Aynı şey değil. Petrol de uranyum da neticede birer enerji kaynağı fakat uranyumu diğerlerinden ayıran özellik zenginleştirilmesi durumunda dünyanın en büyük gücüne sahip olunmasıdır. Türkiye şu an bunu ne işleyebilir ne de ileride kendisine lazım olacak bu muhteşem gücü satmayı düşünür. Süleyman Bey de Sn Ecevit de tüm diğer devlet büyüklerimiz gibi böyle bir şeyi aklından dahi geçirmez.

(H.Y) – Peki turizm bölgesi ilan edilmeyişi ile bunun alakası nedir ?

(T.G) – Bölgeyi iyi bilir misin ?

(H.Y) – Evet.

(T.G) – Dünyada zincirleri olan büyük markalara ait bir tane otel veya turizm tesisi var mı bölgede ?

(H.Y)  – Yok!

(T.G) – İşte bu sebeple yok ve asla olmayacak uranyum insanların yaşadığı yerlerdeki mahalle aralarında çıkartılmıyor, bakir alanlar olması gerekiyor, eğer değilse bakirleştiriliyor. Şimdi sen bu alanı turizm bölgesi ilan edersen yarın bu uranyumu çıkartmaya kalkıştığımız zaman devlet kendi teşvikiyle gelen büyük yatırımları istimlak bedellerinin altından kalkamaz. Bölgede turizm hep böyle küçük işletmeler sayesinde devam edecek ve o gün geldiğinde etrafta dikili tek bir ağaç, gökyüzünde uçan tek bir   kuş kalmayacak. Allah satmaya veya kullanmaya mecbur etmesin!

(H.Y) – Anladım ağabey teşekkür ederim. 2010 yılındaki bu sohbetimizin ardından geçen yıllar içinde bölgeye mahalle arasına dahi tesis kurulmasına müsaade eden Ramada Güre haricinde tek bir küresel marka gelmedi. Komik denebilecek, kışın ayda yılda bir uçağın inip kalktığı ve muhtemelen şu an çalışan yabancı şirketlere kargo hizmeti verme asli görevini yürüten Kocaseyit Havalimanı dışında başka bir yatırım da yapılmadı.

Şimdi soruyorum:

Sattığınız şey altın mı uranyum mu ?

Piyasada dolaştırılan yazı yukarıdaki soru ile bitiyor.

Yorum senin..istersen bu paylaşımı yapan The Pianist’in linkini aşağıda verdim, göz atabilir, altına yazılan yorumlara bakabilirsin..

Karar senin..

Yazıya nokta koymadan bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.

Türkiye’de altın arama isteği 2005 ile 2008’de patlama yapmış..

Meraklısına:

Acaba muhterem Thne Pianist’in ağzındaki bakla nedir. Yahu Kaz Dağlarında altın aranıyormuş gibi yapılıp uranyum çıkarılıyor demeye mi getiriyor. Daha neler diyesim var da demiyorum..bu yazı elden ele dolaşıyor, bakalım altından ne çıkacak..

 

https://twitter.com/H_Yerlikaya35/status/1157928646356717573

Düşünceleriniz...

İlker Yurttaş

İlker Yurttaş

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST