Venezuela’da art arda meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremler büyük yıkıma yol açtı. Resmi açıklamalara göre can kaybı 164’e yükselirken, 971 kişinin yaralandığı bildirildi. Bölgede arama kurtarma çalışmaları devam ederken, birçok vatandaş geceyi sokakta geçirmek zorunda kaldı. İlk belirlemelere göre yüzlerce bina hasar gördü.
Depremin ardından konuşan görgü tanıkları, “Ne olduğunu anlamadan her şey yıkıldı” sözleriyle yaşanan paniği anlattı. Özellikle ikinci büyük sarsıntının ardından hasarın katlanarak arttığı ifade ediliyor.
JAPONYA’DA AYNI BÜYÜKLÜKTE SARSINTI, AMA HASAR YOK
Öte yandan Japonya’da meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki deprem ise neredeyse hasarsız atlatıldı. Japonya Meteoroloji Ajansı’nın (JMA) verilerine göre, Iwate açıklarında gerçekleşen deprem geniş bir bölgede hissedildi. Tokyo dahil birçok şehirde hissedilen sarsıntıya rağmen ciddi bir yıkım yaşanmadı.
Uzmanlar bu farkın en büyük nedeninin yapı kalitesi ve hazırlık düzeyi olduğuna dikkat çekiyor. Japonya’da sık sık yaşanan depremler nedeniyle binaların yüksek standartlarda inşa edildiği biliniyor.
“VENEZUELA HAZIRLIKLI DEĞİLDİ”
Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, iki ülke arasındaki farkı net sözlerle ortaya koydu. Venezuela’da depremlerin nadir yaşandığını belirten Moriwaki, bu durumun hazırlıksız yakalanmaya neden olduğunu söyledi.
Moriwaki, “Japonya’da 6.9 büyüklüğünde deprem oldu ama hasar yok. Venezuela’da ise önce 7.2 ardından 7.5 geldi. Bu nedenle hasar büyüdü ve can kaybı arttı” dedi.
Depremin derinliği ve art arda yaşanmasının da yıkımı artırdığı ifade edildi.
TÜRKİYE BENZETMESİ DİKKAT ÇEKTİ: “1999 ÖNCESİ GİBİ”
Asıl dikkat çeken açıklama ise Türkiye ile ilgili oldu. Moriwaki, Venezuela’daki yapılaşmayı Türkiye’nin geçmişiyle kıyasladı.
“Venezuela’nın yapılaşmasını 1999 depremi öncesi Türkiye gibi değerlendirebiliriz” diyen Moriwaki, bu benzetmeyle riskin boyutuna işaret etti.
Bu açıklama özellikle deprem kuşağında yer alan Türkiye’de yeniden tartışma başlattı. Uzmanlar, son yıllarda yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarına rağmen riskin tamamen ortadan kalkmadığını sık sık dile getiriyor.
ÇANAKKALE VE ÇEVRESİ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Deprem uzmanlarının bu tür açıklamaları, Çanakkale ve çevresinde yaşayan vatandaşlar için de ayrı bir önem taşıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlar, olası riskleri yakından takip ediyor.
Biga, Çan ve Yenice gibi ilçelerde geçmişte yaşanan sarsıntılar hafızalardaki yerini korurken, “Bölgemiz ne kadar hazır?” sorusu yeniden gündeme geliyor.
Vatandaşlar ise özellikle eski yapı stokunun yenilenmesi gerektiğini vurguluyor. “Deprem ne zaman olacak bilmiyoruz ama hazır olmak zorundayız” diyen bölge sakinleri, yetkililerden daha fazla önlem bekliyor.
PEKİ ASIL TEHLİKE NE?
Haberin en dikkat çeken noktası ise uzmanların altını çizdiği gerçek oldu. Depremin büyüklüğünden çok, hazırlık seviyesi ve yapı kalitesinin belirleyici olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Japonya’da aynı büyüklükte deprem hasarsız atlatılırken, Venezuela’da büyük yıkım yaşanması bu farkı net şekilde gözler önüne serdi.
Moriwaki’nin Türkiye için yaptığı “1999 öncesi” benzetmesi ise uzmanlara göre bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle kentsel dönüşümün hızlandırılması ve denetimlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Deprem gerçeği değişmezken, asıl sorunun “ne kadar hazır olunduğu” olduğu bir kez daha gündeme geldi.
Yorumlar
Kalan Karakter: