HP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kocaeli’de görevli bir hemşirenin, Rojava’daki kadınlara destek amacıyla saçlarını örmesi ve bunu sosyal medyada paylaşması üzerine başlatılan adli ve idari soruşturmayı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
Tanrıkulu, önergesinin gerekçesinde Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü’nün hemşire hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle soruşturma başlattığını hatırlattı. Söz konusu paylaşımın herhangi bir şiddet çağrısı içermediğini, kamu düzenini bozmadığını ve sağlık hizmeti sunumuna engel teşkil etmediğini vurgulayan Tanrıkulu, sembolik bir dayanışma eylemi üzerinden bir sağlık emekçisine baskı kurulmasının ciddi insan hakları ihlallerine yol açtığını savundu.
Kadınların bedenleri ve kimlikleri üzerinden denetlenmesinin tarihsel bir baskı aracı olduğunu ifade eden Tanrıkulu, gerekçesinde şu sert değerlendirmelere yer verdi:
Kadınların saçları, bedenleri ve kimlikleri üzerinden denetlenmesi ve cezalandırılması, tarihsel olarak patriyarkal baskı ve kurumsal şiddetin en yaygın araçlarından biri olmuştur. Bu bağlamda, bir kadın sağlık çalışanının saçları üzerinden disiplin ve ceza tehdidiyle karşı karşıya bırakılması, yalnızca bireysel bir işlem değil; kadınlara yönelik dolaylı bir psikolojik baskı ve kurumsal şiddet uygulamasıdır.
Tanrıkulu, Bakan Memişoğlu'na şu soruları yöneltti:
"Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ilgili hemşire hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmanın hukuki ve fiili gerekçesi nedir? İlgili sağlık çalışanının hangi somut eylemi nedeniyle, hangi mevzuat hükmünü ihlal ettiği iddia edilmektedir? Şiddet içermeyen, barışçıl ve sembolik bir ifade niteliği taşıyan bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle soruşturma açılması, Anayasa'nın 26'ncı maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğüyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
Soruşturma sürecinde, ilgili personelin kadın olması ve eyleminin kadın bedeni üzerinden sembolik bir anlam taşıdığı hususu dikkate alınmış mıdır? Bakanlığınız, bu tür soruşturmaların kadınlar üzerinde caydırıcı etki yarattığını ve psikolojik baskı niteliği taşıdığını değerlendirmiş midir? Kadın kamu emekçilerinin düşünce ve ifade özgürlüklerini kullandıkları için disiplin soruşturmalarına maruz bırakılmasını önlemeye yönelik bakanlığınızın bağlayıcı bir politika veya düzenlemesi bulunmakta mıdır?
Son beş yıl içerisinde, sosyal medya paylaşımları veya barışçıl ifade eylemleri gerekçe gösterilerek haklarında adli veya idari soruşturma başlatılan kadın sağlık çalışanı sayısı kaçtır? Bu soruşturmaların kaçı disiplin cezası ile sonuçlanmış, kaçı cezasızlıkla kapanmıştır? Verilen disiplin cezalarının gerekçeleri nelerdir? Sağlık Bakanlığı, kadınlara yönelik ayrımcı uygulamalar, kurumsal baskı ve hak ihlali iddialarına karşı insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini esas alan, etkili ve bağımsız bir denetim mekanizması oluşturmayı planlamakta mıdır?""
Yorumlar
Kalan Karakter: