İnsan Hakları Derneği Merkezi Hapishane Komisyonu tarafından yapılan açıklama, Diyarbakır’da bulunan Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi üzerinden yürütülen bir sürece ilişkin iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Dernek tarafından 8 Haziran 2026 tarihli açıklamada, cezaevinde tutulan Seda Baykan’ın 1 Nisan 2026 tarihinden bu yana açlık grevi yaptığı belirtildi. Açlık grevinin gerekçesi olarak ise maruz kaldığı iddia edilen uygulamalar ve ailesine yakın bir cezaevine sevk talebi gösterildi.
İHD açıklamasında, Baykan’ın yaklaşık dört yıldır “tekli oda” olarak tanımlanan bir hücrede tutulduğu, diğer mahpuslarla iletişiminin kısıtlandığı ve çeşitli güvenlik riskleri nedeniyle hedef gösterildiğini ileri sürdüğü ifadelerine yer verildi.
TECRİT İDDİALARI NEYİ İÇERİYOR?
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri, “tecrit uygulamaları” iddiası oldu. İddiaya göre, mahpusun uzun süredir tek kişilik hücrede tutulduğu ve sosyal etkileşiminin ciddi şekilde sınırlandığı belirtildi.
İHD, bu durumun yalnızca fiziksel değil psikolojik etkiler de doğurduğunu savunarak, cezaevi koşullarının uluslararası sözleşmelere aykırı olabileceğini öne sürdü. Açıklamada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkı ve kötü muamele yasağına atıf yapıldı.
Ancak bu iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış resmi bir rapor niteliği taşımıyor. Yetkili kurumlardan konuya ilişkin yeni bir açıklama yapılmış değil.
AÇLIK GREVİ VE SAĞLIK DURUMU İDDİASI
İHD avukatlarının cezaevinde gerçekleştirdiği görüşmeye dayandırılan bilgilere göre, Seda Baykan’ın açlık grevi sürecinde yaklaşık 12 kilo kaybettiği ve uyku bozukluğu yaşamaya başladığı ifade edildi.
Ayrıca, kendisine yönelik tehditler olduğu, sevk taleplerinin karşılanmadığı ve diğer mahpuslarla iletişim kurmasının kısıtlandığı da iddialar arasında yer aldı.
Bu iddialar, cezaevi koşulları ve açlık grevlerinin etkileri konusunda yeniden tartışma başlattı. Özellikle uzun süreli açlık grevlerinin sağlık üzerindeki etkileri geçmişte de Türkiye gündeminde geniş yer bulmuştu.
İHD’DEN ACİL ÇAĞRI: NE TALEP EDİLDİ?
İnsan Hakları Derneği, açıklamasında yetkililere çağrıda bulunarak şu talepleri dile getirdi:
- Tecrit uygulamalarının sonlandırılması
- Sevk talebinin ivedilikle değerlendirilmesi
- Bağımsız hekimlerce düzenli sağlık kontrolü yapılması
Dernek ayrıca, açlık grevinin devam etmesinin geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK? GÖZLER YETKİLİLERDE
Cezaevi iddiaları ve açlık grevi süreciyle ilgili olarak henüz Adalet Bakanlığı veya ilgili resmi kurumlardan yeni bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle tüm iddialar, şu an için İHD’nin aktardığı bilgiler ve mahpus beyanları üzerinden kamuoyuna yansıyor.
Sürecin ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceği, hem insan hakları örgütlerinin hem de resmi makamların atacağı adımlara bağlı olacak.
Özellikle açlık grevinin devam etmesi durumunda sağlık risklerinin artabileceği uyarısı, konunun en kritik başlığı olarak öne çıkıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: