22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Sivil Havacılık Güvenliği Yönetmeliği (SHY-GÜVENLİK)”, Türkiye’de havaalanı güvenliğine ilişkin kuralları kapsamlı şekilde yeniden düzenledi. İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik, hem yolcuları hem de havacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşları doğrudan ilgilendiriyor.
Yeni düzenleme, sivil havacılığı tehdit edebilecek her türlü yasadışı eyleme karşı alınacak önlemleri detaylı şekilde tanımlarken, güvenlik sorumluluklarını da netleştiriyor. Yönetmeliğin kapsamı oldukça geniş tutulurken, havaalanlarından uçaklara kadar tüm süreçler yeniden ele alındı.
HAVALİMANLARINDA NELER DEĞİŞİYOR?
Yeni yönetmelikle birlikte havaalanlarında güvenlik sadece yolcularla sınırlı kalmayacak. Yolcu dışındaki personel, araçlar, kargo ve hatta havaalanı çevresi bile daha sıkı denetim altına alınacak.
Özellikle “güvenlik tahditli alan” olarak tanımlanan bölgelerde girişler ciddi şekilde kısıtlanacak. Bu alanlara yalnızca yetkili kişiler ve gerekli şartları sağlayan araçlar giriş yapabilecek. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan kişilerin bu alanlara erişimi tamamen engellenecek.
YOLCULARI NELER BEKLİYOR? DAHA FAZLA KONTROL MÜ?
Yönetmelikte en dikkat çeken başlıklardan biri yolcu güvenliği oldu. Buna göre tüm yolcular, kabin bagajları ve beraberindeki eşyalar daha kapsamlı taramadan geçirilecek.
Sadece cihazlarla değil, gerekli durumlarda manuel aramalar da devreye girecek. Üstelik bu kontrollerin “öngörülemeyen zamanlarda” yapılabileceği belirtiliyor. Bu da denetimlerin daha sık ve farklı şekillerde uygulanabileceği anlamına geliyor.
Bazı yolcular bu durumu güvenlik açısından olumlu değerlendirirken, bazıları ise süreçlerin uzayabileceği endişesini dile getirdi.
ARAÇLAR VE PERSONEL DE MERCEK ALTINDA
Yönetmelik sadece yolcuları değil, havaalanında görev yapan binlerce personeli de kapsıyor. Artık havaalanı çalışanlarının geçmiş kayıtları, eğitim süreçleri ve hatta iş hayatındaki boşluklar dahi incelenecek.
Ayrıca havaalanına giriş yapan tüm araçlar da detaylı aramadan geçirilecek. Araçların içindeki eşyalar ve kişiler birlikte kontrol edilecek.
Yetkililer, bu uygulamaların amacının olası tehditleri en erken aşamada tespit etmek olduğunu vurguluyor.
YENİ TEHDİTLERE KARŞI ÖZEL ÖNLEMLER
Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer başlık ise “yasadışı eylemler” tanımı oldu. Uçak kaçırma, sabotaj, izinsiz giriş, tehlikeli madde sokma gibi risklere karşı alınacak önlemler detaylandırıldı.
Ayrıca taşınabilir hava savunma sistemleri (MANPADS) gibi ciddi tehditlere karşı da özel güvenlik tedbirleri alınacağı açıklandı. Havaalanı çevresinde risk analizine göre yeni önlemler uygulanabilecek.
GÜVENLİK MALİYETİNİ KİM KARŞILAYACAK?
Yönetmelikte finansal boyut da netleştirildi. Buna göre havacılık güvenliği için gerekli cihazlar, yatırımlar ve ek önlemlerin maliyeti işletmelere ait olacak.
Yani havayolu şirketleri, havaalanı işletmeleri ve ilgili kuruluşlar güvenlik için daha fazla yatırım yapmak zorunda kalabilecek. Bu durumun dolaylı olarak bilet fiyatlarına yansıyıp yansımayacağı ise merak konusu.
GERÇEK NE? YÖNETMELİĞİN ANA HEDEFİ ORTAYA ÇIKTI
Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliğin temel amacı, sivil havacılığı tehdit eden tüm risklere karşı daha güçlü ve koordineli bir güvenlik sistemi oluşturmak olarak açıklandı.
Yönetmelik; yolcuların, mürettebatın, havaalanı personelinin ve tesislerin korunmasını hedeflerken, uluslararası standartlara uyum da ön planda tutuldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: