Yaşamak dediğin

KALEM Farkıyla...

Yaşamak dediğin

Yaşamak dediğin

Yaşamın şekil değiştirirken ki süreci, isteklerin dışında gelişen olayların karmaşası oluyor çoğu zaman. Kendini yaşamakta zorlanır insan, kendisi olamaz. Hayatına başladığı ata evini bırakmak istemez. Bir kısım insan böyledir. Özünü yaşatmaya devam etmek ister. Müstakil yaşamın tiryakisi olur. Farklı yaşam şekillerini keşfeden diğer kesim göçebe olur. Oradan oraya ekmek davasının peşinde sürüklenir. Alıştığı düzeni değiştirmesi de zor olur. Köyden kente gelmiş birinin apartman hayatına alışması zaman alır ya da hiçbir zaman alışamaz. Mesela üst kattan gelen suyu üst kat yaptırır. Kendi evi sudan zarar görmediği için alt kattakinin zararının aciliyetini de görmez. Çocuk büyütmek ayrı bir zordur. Çocuk bu nasıl komşulara göre ağlama zamanını ayarlasın? Müstakil evde yaşayan insan daha özgürdür. Sıkıntı yapmadan rutubete neden olacak sorunu çözer. Daha sağlıklı bir yaşam biçimi sürmek için elinden geleni yapar.
Sonuçta herkes farklı özelliklere sahiptir. Hayat aynı şeyleri sevmeye zorlasa da birbirimizden farklıyız. Mesela bütün kadınlar ruj sürmeyi sevmeli diye bir algı oluşturur. Ya da bütün erkekler arabalardan anlar. Böyle olmadığını anlamamız bir yandan da sosyal olgunluğumuza bağlıdır.
Peki apartman dairesi mi, müstakil ev mi? Yoksa sosyal konut olan TOKİ mi? Bu sorunun cevabı TOKİ olduğunu varsayalım. TOKİ borç şikayetleri, taksit şikayetleri artan bir çeşit sosyal konut projesi. ABD mortgage konut krizinde de sonlara doğru çok uzun ve giderek artan projeler vardı. Sonu ne oldu? Patlayan emlak balonu, ipotekli evlere çöken bankalar oldu. Yabancıya konut satışı da ABD’ yi dibe çekti. Türkiye’ de yabancıya konut satışı durdurulursa ve faizler düşerse dar gelirli zaten istediği mütevazi bir daireyi alabilir. Bazı hesap yapanlar diyor ki; “bugün bir dairenin fiyatı 850 bin TL ama 240 ay sonra olacak 3 milyon 566 bin TL olacak, eski dönem fiyatına göre pahalı olacak iyi bir yatırım olacak.” diyebiliyor. Sorun şu taksitleri ödeyecek maaşlar ülkemizde konuşulmuyor.
Hangi sosyal proje, bu konutlar için peşinat kaç para? Şu pandemi zamanında ihtiyacı olmayanlara yapılan yardım gibi ya da komple apartman sahibi olup yeşil kart verdiğiniz kişiler gibi mi?
“Asgari ücretliler hem kira hem konut kredisini nasıl ödeyecek?” sorusuna Bakan Murat Kurum’ dan yanıt ise şöyle: “Biraz eşinden, dostundan borç alarak, biraz ek mesai yaparak bu bedeli karşılayabilir.” şeklinde. Anayasal sosyal devlet ilkesi anlayışı bu değil. Bir milletin kaderi de, konut umudu da, hayali de bu olmamalı. Ne yazık ki bir bakanın böyle konuşması sosyal devlet anlayışının başarılamadığının kanıtı niteliğindedir. Millet adına üzücü ve talihsizce bir açıklama. Program sunucusunun bu iş nasıl olacak, sizce mümkün mü? şeklinde sorular sormaması da ayrı bir konu.
İyi haftalar.

Düşünceleriniz...

Hanife Erkan

Hanife Erkan

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST