Ankara'da Gizli Kalan Teslimiyet: Ameliyat Masasından Çıkan Ebedi Karar
Ankara siyasetinin koridorları bugüne kadar yüzlerce koltuk kavgasına, güç savaşına ve siyasi manevraya şahitlik etti. Ancak bu kez kulislere düşen haber, ne bir seçim stratejisi ne de bir ittifak senaryosu.
Bu, ömrünü başkentin en hareketli ve en tartışmalı zirvelerinde geçirmiş, attığı her adımla kamuoyunu ikiye bölmeyi başarmış çok güçlü bir ismin, ölümün kıyısından döndükten sonra yakın çevresine fısıldadığı o ebedi kararla ilgili.
Ankara kulislerinin nabzını en iyi tutan deneyimli gazeteci ve Politikadam Genel Yayın Yönetmeni Fehmi Çalmuk, kaleme aldığı ezber bozan köşe yazısında, siyaset dünyasının bu nevi şahsına münhasır figürünün bugüne kadar gizlenen vasiyetini ilk kez gün yüzüne çıkardı.
"İman Tahtası" Yenilenince Başlayan Büyük Yüzleşme
Her şey, Türk siyasi tarihine damga vurmuş, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek'in sağlık durumunun ciddileşmesiyle başladı. Takvimler 2024 yılını gösterdiğinde, Gökçek tıkalı olan 5 damarı nedeniyle oldukça riskli ve çetrefilli bir bypass ameliyatına alındı.
Kamuoyunda ve siyasi çevrelerde ironik bir dille "iman tahtasını yeniledi" esprileriyle yankı bulan bu ağır operasyon, aslında Gökçek’in iç dünyasında bambaşka bir kırılmanın kapısını aralamıştı. Hayatı boyunca polemiklerin, büyük projelerin ve siyasi kavgaların tam merkezinde yer alan Gökçek, ameliyat masasından kalktıktan sonra gücün ve ihtişamın geçiciliğiyle yüzleşti.
Tasavvuftaki "ölmeden önce ölmek" düsturunun sıcaklığıyla, henüz hak vaki olmadan önce ebedi istirahatgâhını seçmeye karar verdi ve yakın çevresini toplayarak o sarsıcı vasiyetini açıkladı.
Şeyh Ali Semerkandî Kapısında Bir Siyasetçi
Fehmi Çalmuk’un köşesinde aktardığı bilgilere göre, ölümle burun buruna gelen Melih Gökçek, o zorlu günlerin ardından dostlarına net bir vasiyette bulundu:
"Ben öldüğümde benim mezarımı Şeyh Ali Semerkandî türbesinin mezarlığına defnedin." Ankara’nın Çamlıdere ilçesinde bulunan ve manevi iklimiyle bilinen bu türbe, Gökçek için sadece bir mezarlık değil, bir sığınak anlamı taşıyordu. Türbenin girişinde yazan o meşhur kelam, belki de Gökçek'in tüm yaşam muhasebesinin özeti gibiydi: "Niyet hayır, akıbet hayır..."
Siyaset sahnesinde en sert rüzgarları estiren, rakiplerine göz açtırmayan Gökçek, hayatının son düzlüğünde manevi bir sığınak arayışına girmişti. Çalmuk, bu vasiyetin arkasındaki psikolojiyi analiz ederken, dünyanın en büyük hesap sahibinin karşısına çıkma bilincine vurgu yapıyor. Dünyada yapılanların, alınan kararların ve geride bırakılan mirasın hesabını verme vakti geldiğinde, siyasetin o parıltılı dünyası yerini derin bir sessizliğe bırakacaktı.
Makamların, jetlerin ve dev bütçelerin...
Melih Gökçek gibi hırslı, iddialı ve geri adım atmayan bir profilin, ömrünün son demlerinde böylesine tasavvufi ve mütevazı bir vasiyetle ortaya çıkması, Türk siyasetindeki "güç-insan" ilişkisinin en somut göstergesidir.
Bu karar, makamların, jetlerin, dev bütçelerin ve siyasi gücün günün sonunda tek bir kefen bezine ve manevi bir sığınağa tahvil edileceğinin açık bir itirafıdır. Gökçek, siyasi mirasını Ankara sokaklarına bırakırken, bedenini ve ruhunu Çamlıdere'nin manevi iklimine emanet etmek istemiştir.
Şeyh Ali Semerkandî kimdir ?
(Asıl adıyla Alâeddîn Ali bin Yahyâ es-Semerkandî), Osmanlı’nın kuruluş döneminde Anadolu’da yaşamış, tasavvuf yolunda derinleşmiş İslam âlimi ve velîlerdendir. Soyunun Hz. Muhammed'e (anne tarafından) ve Hz. Ömer'e (baba tarafından) dayandığı rivayet edilmektedir.
Hayatı ve Şahsiyeti
Doğumu ve Kökeni: 1320 yılında İsfahan'da dünyaya gelmiştir. Gençlik yıllarından itibaren İslami ilimlerde derinleşerek zamanın en büyük müderrislerinden biri haline gelmiştir.
Anadolu'ya Geçişi: Uzun yıllar Mekke ve Medine'de kalıp Ravza-i Mutahhara'da türbedarlık yaptığı bilinmektedir. Manevi bir işaret üzerine Anadolu'ya gelerek Ankara'nın günümüzdeki Çamlıdere ilçesine yerleşmiş ve burada talebe yetiştirmiştir.
Vefatı: 1442 veya 1457 yılında Ankara Çamlıdere'de vefat etmiştir. Türbesi, bugün de Çamlıdere ilçe merkezinde ziyaret edilebilmektedir.
Şeyh Ali Semerkandî'ye izafe edilen ve halk arasında şifalı olduğuna inanılan bazı önemli su kaynakları bulunmaktadır. Özellikle Karabük'ün Eskipazar ilçesinde yer alan Sığırcık (Çekirge) Suyu ve Çamlıdere'de bulunan kaynakların, onun manevi tasarrufuyla ortaya çıktığına dair yerel rivayetler mevcuttur.
Yorumlar
Kalan Karakter: