Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale'nin Biga ilçesinde faaliyet gösteren Cenal Termik Santrali için başlatılan kapasite artışı sürecine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Dernek, "kapasite artışı" olarak duyurulan projenin mevcut tesisin genişletilmesinden öte, fiilen yeni bir kömürlü termik santral yatırımı anlamına geldiğini savunarak projeye itiraz ettiklerini açıkladı.

Dernek açıklamasında, Türkiye'nin uluslararası iklim politikalarında önemli bir süreçten geçtiğine dikkat çekilerek, ülkenin COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bir dönemde yeni kömür yatırımlarının gündeme gelmesinin iklim hedefleriyle çeliştiği ifade edildi.
Açıklamada, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyasında yer alan teknik ayrıntılara da değinildi. Dosyada yeni kazanlar, yeni baca sistemi ve 1.050 megavat ilave kurulu gücün planlandığı belirtilerek, mevcut durumda 1.320 megavat olan Cenal Termik Santrali'nin kurulu gücünün proje hayata geçirilirse 2.370 megavata ulaşacağı kaydedildi. Dernek, bu değişikliğin yalnızca bir kapasite artışı olarak değerlendirilemeyeceğini, yeni bir kömürlü termik santral niteliği taşıdığını öne sürdü.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Çanakkale'de halen beş kömürlü termik santralin faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, bölgenin uzun yıllardır hava kirliliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve çevresel sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.

Açıklamadaşu ifadeler yer aldı:
"30 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Halkın Katılım Toplantısı'na Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği olarak katıldık. Bölgedeki yaşam savunucuları, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlarla birlikte projenin yaratacağı çevresel, iklimsel ve halk sağlığına yönelik risklere ilişkin itirazlarımızı dile getirdik. "Kapasite artışı" adı altında sunulan bu projenin fiilen yeni bir kömürlü termik santral yatırımı anlamına geldiğini vurgulayarak, sürecin kamu yararı ve iklim politikaları açısından yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunduk.
Türkiye bir yandan COP31 sürecinde iklim liderliğinden ve karbonsuzlaşmadan söz ederken, diğer yandan ithal kömüre dayalı yeni yatırımların önünü açmamalı. Gerçek iklim liderliği; yeni kömür projeleriyle değil, fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış politikalarıyla mümkündür."
Yorumlar 1
Kalan Karakter: