Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından Çanakkale İl Başkanlığı’na Koray Akkuş atandı. Genel merkezin bu hamlesine karşı çıkan çok sayıda partili görevden alınan Levent Gürbüz’e destek vermek amacıyla bugün il binası önünde toplandı.

İl binası önündeki kitlesel buluşmaya, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, CHP Merkez İlçe Başkanı İbrahim Can Ergun, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli ve önceki dönem Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan başta olmak üzere çok sayıda partili katılım gösterdi. Katılımcılar, genel merkezin atama kararına karşı örgüt iradesinin arkasında durduklarınıa beyan etti.

Toplanan kalabalığa hitaben bir açıklama yapan Levent Gürbüz, partinin köklü örgüt geleneğine ve hukuka bağlı kadrolar olarak mevcut yönetimin aldığı görevden alma kararlarını tanımadıklarını ilan etti. Kararların siyasi ve hukuki meşruiyetten yoksun olduğunu savunan Gürbüz, Parti Meclisi’nin üye sayısının tüzükte öngörülen asgari sayının altına düştüğünü, bu nedenle Merkez Yönetim Kurulu’nun da görev ve yetkilerinin hukuken bittiğini ileri sürdü. Levent Gürbüz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü örgüt geleneğine, parti içi demokrasiye ve hukuka bağlı kadroları olarak, il başkanlarımız il yönetimlerimiz ve disiplin kurullarımız hakkında mevcut yönetim tarafından alınan görevden alma kararlarını tanımıyoruz, bu kararlar siyasi ve hukuki meşruiyetten yoksundur yok hükmündedir.
Partimizin içinde bulunduğu süreçte, Parti Meclisi’nin üye sayısının tüzükte öngörülen asgari sayının altına düşmesiyle birlikte Parti Meclisi’nin hukuki varlığının ve karar alma ehliyetinin ortadan kalktığı son derece açıktır. Parti Meclisi’nin hukuki dayanağını kaybetmesiyle birlikte, bu iradeden doğan Merkez Yönetim Kurulu’nun da görev ve yetkilerinin devam ettiğini söylemek mümkün değildir.
Dolayısıyla, hukuki meşruiyeti kalmamış bir Merkez Yönetim Kurulu’nun il başkanlarını görevden alma yönünde işlem tesis etmesi de yok hükmündedir. Cumhuriyet Halk Partisi; saraylardan değil, örgütten güç alanların partisidir. Bu parti, birkaç kişinin iradesiyle değil; üyelerinin, delegelerinin ve örgütün ortak iradesiyle yönetilir.
Bugün 1004 kurultay delegesi olağanüstü kurultay talebini imzasıyla ortaya koymuştur. Bu irade görmezden gelinemez, yok sayılamaz. Parti yönetiminin yapması gereken; örgütün sesine kulak vermek, parti içi demokrasiyi işletmek ve derhal olağanüstü kurultayı toplamaktır.
Kurultaydan kaçanlar değil, kurultaya güvenenler Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek evlatlarıdır.
Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ni kişisel ikbal hesaplarının aracı hâline getiremez. Hiç kimse örgütün iradesinin üzerinde değildir. Bugün makamlar geçicidir; ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütü, tarihi ve vicdanı kalıcıdır. “Kurumlar liderlerinin gölgesidir.” Bir liderin karakterini belirleyen ise güçle kurduğu ilişkidir.

Yıllarca Erdoğan’a ve AK Parti’ye yönelttiğimiz bir suçlamayı yöneticilerimize tekrar etmekten mutlu değiliz; “hükümetler iktidara devleti yada partiyi yönetmek için gelirler, ele geçirmek için değil.” Parti içi mücadeleyi tanımlamak için “partiyi almak veya arındırmaktan” bahsedenlere “partide birlikte var olmanın” partinin bekası için tek seçenek olduğunu söylüyor ve hatırlatıyoruz; Tarihsel ve siyasal süreçlerde, şiddeti veya otoriter yöntemleri muhalifleri susturmak için bir araç olarak benimseyen güç odakları, eninde sonunda kendi meşruiyetlerini tüketerek benzer bir yıkıcı son ile yüzleşirler. Bu durum, gücün zorbalığa dönüştüğü noktada direnişi meşrulaştıran sosyolojik bir kuraldır.
Bizler dün olduğu gibi bugün de, yarın da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleri olmaya devam edeceğiz. Baba ocağını asla terk etmeyeceğiz. Bu mücadele kişiler arasında değil; demokrasi ile dayatma, hukuk ile keyfilik, örgüt iradesi ile kişisel irade arasındaki mücadeledir.
Biz safımızı örgütten, demokrasiden ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucu değerlerinden yana belirledik. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz.

Söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Gelibolu İlçe Başkanı Engin Coşkun da genel merkezin kararına tepki gösterdi. Gelibolu ilçe örgütü olarak seçilmiş başkan Levent Gürbüz’ün sonuna kadar arkasında olduklarını belirten Coşkun, genel merkez tarafından Çanakkale İl Başkanlığı’na atanan Avukat Koray Akkuş’a yönelik dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Tarla Sokak’tan seslendiğini belirten Coşkun, "Buraya atanan arkadaşa sesleniyorum; halk burada, yüreğin varsa çık karşımıza! Hep beraber buradayız, il başkanımızın yanındayız" diyerek atama kararına tepkisini dile getirdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: