Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Denizcilik Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Programı, son dönemde Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran sualtı teknolojileri ve sualtı kaynakçılığı alanında dikkat çeken bir eğitim modeliyle öne çıkıyor. Yüksek kazanç potansiyeli, zorlu çalışma şartları ve stratejik önemi nedeniyle son günlerde ulusal basında sıkça konuşulan meslek grubuna yönelik ÇOMÜ’nün yaklaşık 2 yıl önce attığı adım, üniversitenin vizyoner yaklaşımını bir kez daha gündeme taşıdı.
Çanakkale Boğazı’nın doğal koşullarını uygulamalı eğitim avantajına dönüştüren program, kısa süre içinde ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor. Eğitim sürecinde öğrenciler yalnızca teorik bilgi almıyor; aynı zamanda gerçek saha koşullarına yakın ortamlarda mesleki deneyim kazanıyor.

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDEKİ MESLEK… ÇOMÜ 2 YIL ÖNCE BAŞLADI
Son dönemde özellikle yüksek maaşlarıyla dikkat çeken sualtı kaynakçılığı ve sualtı teknolojileri alanı, Türkiye’de en çok konuşulan meslek gruplarından biri haline geldi. Deniz altındaki enerji ve iletişim hatlarının artması, liman yatırımları, tersane faaliyetleri ve savunma sanayi projeleriyle birlikte sektörde yetişmiş personel ihtiyacı da hızla büyüyor.
İşte tam bu noktada ÇOMÜ’nün iki yıl önce başlattığı Sualtı Teknolojisi Programı dikkat çekiyor. Üniversite yönetimi, sektörün gelecekte yaşayacağı insan kaynağı ihtiyacını önceden öngörerek programı hayata geçirdi.
Çanakkale’de yaşayan vatandaşlar da son günlerde ulusal medyada gündem olan meslek grubuyla ilgili gelişmeleri yakından takip ederken, programın kentte bulunması bölge adına önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

ÇANAKKALE BOĞAZI ÖĞRENCİLER İÇİN DOĞAL LABORATUVARA DÖNÜŞTÜ
Programı benzerlerinden ayıran en önemli detaylardan biri ise eğitim ortamı oldu. Türkiye’nin en stratejik deniz geçiş noktalarından biri olan Çanakkale Boğazı, öğrenciler için doğal bir uygulama sahasına dönüştürüldü.
Boğazın güçlü akıntıları, yoğun gemi trafiği ve değişken deniz yapısı sayesinde öğrenciler, gerçek çalışma koşullarına yakın bir ortamda eğitim alma fırsatı buluyor.
Program kapsamında öğrencilere;
- Dalış fiziği,
- SCUBA dalışı,
- Satıhtan ikmalli dalış,
- Sualtı kaynak ve kesim,
- Gemi operasyonları,
- Basınç odası uygulamaları,
- Sualtı sağlığı,
- Fiziki dayanıklılık eğitimleri veriliyor.
Özellikle uygulamalı eğitimlerin sektör tarafından büyük önem taşıdığı belirtilirken, öğrencilerin mezun olmadan saha deneyimi kazanmasının istihdam açısından önemli avantaj sağladığı ifade ediliyor.
REKTÖR ERENOĞLU: “BUGÜN GÜNDEM OLANI 2 YIL ÖNCE ÖNGÖRDÜK”
R. Cüneyt Erenoğlu yaptığı açıklamada, sualtı teknolojilerinin Türkiye’nin stratejik geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Erenoğlu, deniz altındaki enerji hatlarından petrol platformlarına, liman inşaatlarından batık kurtarma operasyonlarına kadar birçok alanda yetişmiş insan gücüne duyulan ihtiyacın hızla arttığını ifade etti.
ÇOMÜ’nün bu süreci önceden öngördüğünü vurgulayan Erenoğlu, üniversitenin “Mavi Vatan” vizyonu doğrultusunda hareket ettiğini söyledi.
Yaklaşık bir ay içerisinde programın ilk mezunlarını vereceğini açıklayan Erenoğlu, öğrencilerin sektörde yalnızca ara eleman olarak değil, doğrudan talep edilen uzman personel olarak görev alacağını kaydetti.
MEZUNLAR HANGİ ALANLARDA ÇALIŞABİLECEK?
Programdan mezun olacak öğrenciler, Türkiye’nin birçok stratejik sektöründe görev alma imkanına sahip olacak.
Mezunların görev yapabileceği alanlar arasında;
- Sualtı inşaat projeleri,
- Liman ve tersane çalışmaları,
- Denizaltı boru ve iletişim hatlarının bakımı,
- Gemi altı kontrolleri,
- Batık kurtarma operasyonları,
- Petrol ve doğal gaz platformları,
- Savunma sanayi projeleri bulunuyor.
Özellikle enerji ve savunma sanayiindeki yatırımların artmasıyla birlikte bu alandaki uzman personel ihtiyacının önümüzdeki yıllarda daha da büyümesi bekleniyor.
ÇOMÜ’NÜN STRATEJİK EĞİTİM HAMLESİ DİKKAT ÇEKTİ
Bu yıl ilk mezunlarını verecek olan Sualtı Teknolojisi Programı, ÇOMÜ’nün uygulamalı ve sektör odaklı eğitim anlayışının dikkat çeken örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Üniversitenin sektörle geliştirdiği iş birlikleri, uygulama altyapısı ve akademik kadrosuyla öğrencileri doğrudan çalışma hayatına hazırladığı belirtiliyor.
Çanakkale’nin denizcilik kültürünü akademik eğitimle birleştiren programın, hem bölgesel hem de ulusal ölçekte Türkiye’nin nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sunması hedefleniyor.
Yaklaşık bir ay sonra mezun olacak öğrencilerin, Türkiye’nin denizlerin altındaki geleceğinde önemli görevler üstlenmesi bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: