Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencileri, üniversite yönetiminin son dönemdeki uygulamalarına, liyakatsiz atama iddialarına ve bir kadın cinayeti davasında sanık olan akademisyenin görevine devam etmesine karşı Terzioğlu Yerleşkesi’nde tek ses oldu. ÖSEM önünde toplanan kalabalık bir öğrenci grubu, akademi üzerindeki baskıların ve siyasi kadrolaşmanın son bulmasını talep etti.
Öğrencilerin açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri, Tuğba Yavaş’ın ölümüyle ilgili devam eden dava oldu. Tuğba Yavaş cinayeti davasında "kasten öldürme" suçlamasıyla yargılanan akademisyen Alptekin Yavaş’ın halen görevine devam ediyor olmasına öğrenciler tepki gösterdi. Öğrenciler, savcılık mütalaasına rağmen bir sanığın kürsüde ders vermesini, kadınların yaşam hakkına ve üniversitenin etik değerlerine bir saldırı olarak nitelendirdi. "Kampüste fail istemiyoruz" sloganları atan grup, yönetimin bu konudaki sessizliğini "suça ortaklık" olarak tanımladı.
Öğrenciler, Rektör Cüneyt Erenoğlu’nun kendisini vekaleten dekan olarak atadığı süreçleri ve üniversitedeki liyakatsiz kadrolaşma iddialarını sert bir dille eleştirdi. Siyasi referanslarla yapıldığı öne sürülen atamaların, bilim üretmesi gereken kurumu "iktidarın arka bahçesine" dönüştürdüğünü savunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Üniversitemiz zeytinyağı yolsuzluğu iddialarından sahte diplomalı akademisyenlere, akraba kayırmacılığından siyasi referanslarla yapılan kadrolaşmalara kadar birçok tartışmanın merkezinde yer almıştır. Akademik liyakat yerine siyasal sadakatin esas alındığı, bilim üretmesi gereken bir kurumun iktidar ağları içinde paylaşıldığı bu düzen artık herkesin gözleri önündedir. Aile bağları, parti ilişkileri ve siyasi referanslar üzerinden yapılan atamalar üniversiteleri bilim kurumları olmaktan çıkarıp iktidarın arka bahçesine dönüştürmektedir."

Beyazıt Katliamı’nın Yıl dönümünde Mücadele Vurgusu
16 Mart Beyazıt Katliamı’nın 48. yıl dönümüne denk gelen basın açıklamasında, üniversite tarihindeki demokratik mücadele geleneğine atıfta bulunuldu. Boğaziçi ve Hacettepe üniversitelerindeki öğrenci eylemlerine de selam gönderen ÇOMÜ’lü gençler, baskı ve denetim mekanizmalarına karşı geri adım atmayacaklarını ilan etti.
Açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı:
Bizler ÇOMÜ öğrencileri olarak açıkça söylüyoruz:
Kadın cinayetlerinin üzerini örten, failleri koruyan ve üniversiteleri siyasi kadrolaşma alanına çeviren bu düzeni kabul etmiyoruz. Üniversitemizde yaşanan yolsuzlukların, usulsüz atamaların ve kayırmacılığın da hesabını soracağız.Tuğba Yavaş’ın ölümü karanlıkta bırakılmayacaktır. Bu davanın ve adalet mücadelesinin takipçisi olacağız. Üniversitelerin kayyumlar tarafından yönetildiği bu düzene karşı, üniversitelerin öğrencilerin ve emekçilerin olduğu bir düzen için mücadelemizi büyüteceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: