Altın Rallisi Neden Başladı?
Altının ons fiyatındaki yükselişi sadece “panik satın alımı” olarak okumak eksik kalır. Gerçekçi resim, birkaç makro sebebin üst üste binmesiyle ortaya çıkıyor:
1. Jeopolitik risk ve belirsizlik:
Küresel finans piyasalarında belirsizlik arttığında yatırımcılar “güvenli liman”lara yönelirler. Altın bu bağlamda tarihsel bir çekim merkezidir; savaş, jeopolitik gerilimler veya ekonomik kırılganlık dönemlerinde talep artar.
2. ABD Doları ve faiz ortamı:
Doların göreceli zayıflığı ve birçok merkez bankasının faiz politikalarının gevşeyebileceği beklentisi altına talebi artırıyor. Zayıf dolar dönemlerinde altın gibi dolar dışı varlıklar nispeten daha cazip hale gelir; bu da talebi yükseltir.

Altın rallisi ne kadar süreceksorusuna kimse gerçekçi yanıt veremiyor
3. Merkez bankaları talebi:
Çin, Hindistan gibi büyük ekonomiler hem altın üretimi hem de rezerv yönetimi açısından aktif tutum sergiliyor. Bu ülkeler ellerindeki doları altına çevirmeyi tercih etme eğiliminde olduklarını sık sık dile getiriyorlar; bu da piyasaya uzun vadeli alım baskısı oluşturuyor.
4. Portföy çeşitlendirme:
Hisse ve tahvil piyasalarında dalgalanmanın artması yatırımcıları portföylerini dengelemek için altına yöneltti. Altının düşük korelasyonu, portföy riskini azaltma amacıyla ekstra talep yaratıyor.
Makro eğilimlerin devam etmesi durumunda altındaki yükseliş 2026 boyunca sürebilir. Ancak piyasa doğası gereği teknik düzeltmeler ve kısa süreli geri çekilmeler yapabilir. Dolarda ani güçlenme veya beklenmedik faiz artışları kısa vadede ralli hızını kesecektir. Bu nedenle uzun vadeli yatırımcılar için teknik analizler kadar makro veriler de takip edilmeli.

Vatandaş daha çok gram tercih ediyor; Cumhuriyet altınana erişebilinler şanslı oluyor
Altının Yıl Sonu Onsu 7–8 Bin Dolar Bandına Ulaşır mı?
İşte en çok merak edilen soru bu. Ne kadar daha yükselir, altına yatırım yapılmalı mı. Bu tür yüksek hedefler kurumsal tahminlerin oldukça ötesinde. Çoğu analist ve yatırım bankası 2026 yılı sonu için 5500–6000 dolar civarını daha gerçekçi görse de (yine de volatilite yüksektir). 7–8 bin dolar gibi beklentiler mümkün, ancak olağanüstü makro şoklar (finansal kriz benzeri bir belirsizlik, ciddi dolar devalüasyonu vb.) gerçekleşirse fiyatlanabilir; standart piyasa senaryolarında bu rakamlar çok nadir olarak değerlendiriliyor.
Şu gerçeklik de gözden kaçırılmamalı; her ne kadar yıl sonu tahminleri maksimum 6 bin dolar olarak dile getirilse de altının onsu şu an 5.500 doları aşmış durumda. Kurumsallar bu durumda tahminlerini yenilemek zorunda gibi görünüyor. Biraz daha esnek hareket eden analistler rallinin yıl sonu için 8 bin doları bulabileceğinin altını çiziyor. Bu da demek oluyor ki; altın 2026 yılında dolar bazında yüzde 40'ın üzerinde bir getiri sağlayacak.

Yerel Dinamikler: TL ve Gram Altın
Türkiye özelinde, altın daha çok gram üzerinden izleniyor ve TL ile doğrudan ilişkili. TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı gram altının TL fiyatında ciddi artışlara neden olur. Bu yüzden rallinin Türkiye’de hissedilen boyutu global ons fiyatından öte TL kuruna da bağlıdır.
Türkiye’nin altın üretimi sınırlı; dünya üretiminin çok küçük bir parçasını oluşturuyor. 2024’te Türkiye’de altın üretimi yaklaşık 30–36 ton civarında gerçekleştiğinden yerel arz talebi karşılayamıyor ve önemli ölçüde ithalat yapılması gerekiyor. Bu durum cari açığı tetikleyen bir unsurdur.
Ayrıca Türkiye’de altın ithalatı geçmiş yıllara kıyasla dalgalı bir seyir izliyor; bu da arz-talep dinamiklerini etkiliyor.

Altın güvenli liman olarak görülüyor ve tercihlerini bu yönde
Üretim: Altın, Gümüş ve Bakır Verileri
Altın ve diğer değerli madenlerde üretim verileri, arz tarafında daralma eğilimini gösteriyor. Aşağıdaki tablo hem 2020 hem de 2023/2024 dönemlerine göre trendleri özetler:
| Metal | 2020 Yaklaşık Üretim | 2023/2024 Üretim Notu | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Altın | ~3700 ton dünya üretimi (örnektir, 2020 civarı) | 2023 dünya altın üretimi ~3644 ton madenden çıkarıldı. | Küresel üretim nispeten stabil ama sürdürmek zor; düşük verim alanları üretimi sınırlandırıyor. |
| Gümüş | ~890 milyon oz toplam (2020 benzeri) | 2024’de ~820–830 milyon oz üretim ile hafif düşüş eğilimi. | Gümüş üretimi altına bağlıdır; altın ve bakır madenlerinin üretimi etkiledikçe gümüş arzında da baskı var. |
| Bakır | Yıllık ~20 milyon ton (endüstriyel üretim) | Üretim hafif artış trendinde ama bakır talebi yüksek. | Bakır üretimi düşmedi ama endüstriyel talep artarken rezerv sıkıntısı doğuyor. |
Not: Altın üretimi geride bırakıldığında, örneğin 2023’te dünya altın üretimi birkaç bin ton civarında gerçekleştiği gözlenirken — bu veri sektörel raporlardan türetilmiştir.
2024 itibarıyla en fazla altın üreten ülkeler arasında Çin 380 ton, Rusya 310 ton, Avustralya 290 ton gibi rakamlar bulunuyor.

Üretimin düşme kaygıları ve Çin ile Hindistan'ın tavrı fiyatları geriyor
Bu üretim verileri, altının arz kapasitesinin sınırlı olduğunu ve talebin yükseldiği bir ortamda fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceğini gösteriyor.
Jeopolitik Etkiler Altın Talebini Nasıl Artırıyor?
Jeopolitik riskler, piyasalar için belirsizlik kaynağıdır ve yatırımcılar likidite ve güven istikrarı arayışında bu tür risk dönemlerinde altına yönelirler. Bu davranış tarihsel olarak birçok kriz döneminde görüldü; savaşlar, jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları gibi belirsizlikler altına olan talebi artırdı.
Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomiler, ellerindeki rezervlerinde dolar ağırlığını azaltıp altın talebini artırma eğiliminde olduklarını açıkça ifade ediyorlar. Bu, hem altın talebini hem de fiyat volatilitesini artıran önemli bir makro etki olarak görülüyor.
Yatırımcılar İçin Pratik Portföy Stratejileri
Altın rallisi sırasında yatırımcılar çeşitli stratejiler kullanabilir:
• Çeşitlendirilmiş Pozisyonlar: Altını portföyün bir parçası olarak tutmak riskten kaçış dönemlerinde denge sağlar.

• Gram vs Fiziksel/ETF: Fiziksel altın, ETF ve vadeli işlem araçları farklı risk-profil sunar.
• Rebalancing (Dengeleme): Belirli aralıklarla portföyün hedef dağılımını korumak için pozisyonları yeniden dengelemek volatiliteyi azaltır.
• Likit/Temkinli Yaklaşım: Fiyat düzeltmelerinde biriktirme gibi taktikler kullanmak hem risk hem fırsat yaratır.
Sonuç olarak, altın rallisi tek bir faktöre indirgenemez. Jeopolitik riskler, merkez bankalarının stratejileri, arz tarafındaki sınırlamalar ve yatırımcı talebinin birleşimi bu yükselişi besliyor. 7–8 bin dolar bandı standart kurumsal öngörülerin üzerinde olsa da aşırı makro stres dönemlerinde ortaya çıkan potansiyel bir uç senaryodur. Sağlıklı yatırım stratejisi ise risk yönetimi ve çeşitlendirmeyi merkezine alır.
Yorumlar
Kalan Karakter: