Taekwondoda “Kaybetmenin anlamı”

KALEM Farkıyla...

Taekwondoda “Kaybetmenin anlamı”

Taekwondoda “Kaybetmenin anlamı”

HerpPerez’den
(1992 olimpiyatları altın madalyalı taekwondocusu)
“kaybetme” üzerine mükemmel bir analiz.

Her müsabakada sadece bir sporcu kazanır ve diğerleri kaybeder. Bu hayatın zıtlıklarla dolu olan bir yönüdür. Siyah ve beyaz gibi ,yaz ve kış gibi. Hayatın bu iyi ve kötü yönleriyle muhakkak karşılaşırız. Hepimizin başından muhakkak surette başarı ve    zaferler kadar ,hezimetler ve hayal kırıklıkları da geçecektir. Önemli olan bizim bunlara karşı olan hazırlığımızdır. Taekwondo müsabakaları da böyledir. “Kaybetmeye ne kadar hazırsınız” bu kavram çok önem taşır. Dolayısıyla kaybetmek, farklı sporcular üzerinde farklı etkiler bırakır. Sporcuların deneyim ve tecrübelerine ve taekwondo birikimlerine göre “kaybetme” karşısındaki tutum ve tavırları farklı farklıdır. Kimileri için bir değer ifade etmez o ana kadar kazandığı bir iki müsabaka ile tatmin olur ve kendilerini başarılı zannederek kaybetmeye kılıf ararlarken, kimileri için bir ders özelliği taşır, ilerideki  müsabaka hırslarını kamçılayan ve mücadele azmini arttıran bir rol oynar.

Yinele “kaybetme” gerçek şampiyonları, gereksiz yere ringe çıkıp meydan okuyanlardan ayıran en önemli olaydır. Taekwondocunun kalite ve yetenekleri müsabakada belli olur. Yıl boyu çalışmanın gerçek testi maç süresince müsabakada yapılır. Yıl boyu çalışma metotlarınız ve antrenman planlarınız iyi ise kazanır kötü ise kaybedersiniz. “Kaybetme” sporcunun yıl boyu çalışma metotlarındaki ve stratejilerindeki zayıflıkları ve hataları gösteren bir ayna gibidir.

Ne zaman bir müsabakada kayıp etsem, O günkü performansımın bir analizini yaparım, eksikliklerimi ve zaaflarımı  tespit ederim. Çalışmalarımı bu yanlışlıkları düzeltecek şekilde yönlendirerek bir sonraki müsabakalara hazırlanmaya başlarım. “Kaybetme” bir sporcunun metotlarını değiştirmesine ve eksikliklerini düzeltmesine neden olur. Yaptığı her doğruda kişiyi ileride rakipleri karşısında üstünlüğe doğru taşır.

Bazen bir sporcunun kendi yanlışlıklarını kabul etmesi konusunda dürüst davranması çok zordur. Yeni sporcular bu yanlışa sık düşerler. Kaybettikleri zaman hata ve kusuru çalışma metot ve taktiklerinde değil, kilo kaybına,hakeme, rakibinfaullü dövüşüne. antrenörüne ve bunun gibi sudan sebeplere bağlayarak kendini başarılı görmeye ve göstermeye devam eder. En büyük hatada burada başlar. Bu tür bir davranış şekli bir sonraki müsabakalarda da aynı sonuçla karşılaşmasına sebep olur. Bu nedenle müsabaka sonunda çalıştırıcının veya teknik heyetin “kaybedilişin” değerlendirmeleri yapması ve sporcuya iletmesi şarttır.

Müsabakalarımda her zaman bir çalıştırıcı özel olarak müsabakalardaki zayıf noktalarımı ve yaptığım hataları not eder. Görevi sadece hatalarımı tespite yöneliktir. Müsabakayı açık farkla kazansam bile ,sonunda çalıştırıcımım tespit ettiği notlar istikametinde hatalarımdan dönmeye çalışırım. Bu üst seviye sporcuların bir özelliğidir. Kendini mükemmel görme ve hataları kabul etmeme psikolojisi ,acemi sporcuların içine düştüğü en önemli paradokstur. Bu tür bir değerlendirme yani ,açık  fakla kazanılan bir müsabakadan bile dersler çıkarmak ve onca olumlu tarafı göz ardı etmek başta sizlere çok sert ve acımasız gelebilir. Ancak sizi özel olarak hata konusunda gözleyen birisinin tespitleri direkt, samimi ve gerçek tespitlerdir.O maçı kazanmanız bir şey ifade etmez. Zira hatalarınızı sizin çalıştırıcınız kadar rakiplerin antrenörleri de seyretmekte ve not almaktadır .Bu nedenle bir sonraki müsabakalarda bu zafiyetleriniz size aynı rakip tarafından çok acı bir ders olarak geri gelebilir. Bu nedenle altın madalya alsanız bile eleştirileri can kulağıyla dinleyip zafer sarhoşluğunu terk ederek yetenek ve zafiyetlerinizin bir arada bulunduğu gerçeklere kısa sürede dönmeniz gerekir.

Kaybetmek her şeyi çözüm aşamasına getirir. Gereksiz ve zararlı   olanları doğru olanlardan ayırmayı sağlar. Bunu yardımcı antrenörüsağlar. Yeni bir sporcu başına bir musibet gelmeden ,yaptığı hataları kolay kabul etmez. Yanlışları yapa yapa onları doğru zanneder. Ancak ciddi bir yenilgi aldığı zaman, nedenini sormaya başlar. Bu nedenle bir yenilgi sonunda doğrular içindeki yanlışlarını irdelemeye ve onları yapmamaya başlar doğru ve gerçek teknikleri ön plana çıkmaya başlar.

Çoğu turnuvalarda farklı şekillerde yenilgiler aldığımı hatırlarım. Bunların bazıları çok net mağlubiyetler olduğu gibi bazıları da çok      kritik kaybetmelerdi. Bununla birlikte benim fikrim ,her kaybedişin aynı olmasıdır. Hemen etrafımdaki kalabalıktan ayrılır bir yere çekilirim ve üzerimdeki kaybetmenin acısını atmaya çalışırım. Misal, köşeme oturur ve çok kritik kaybetmelerden sonra ağlarım. Evet. Ağlarım. Kazanmak için niçin daha fazla gayret göstermediğim ,daha fazla kendimi zorlamadığım aklıma gelir. Kazanamadığımdan  dolayı tüm yıl boyu hazırlıklarımın boşa gitmesini hatırlarım. Eğer antrenmanlarımda biraz daha gayretli ve istekli olsa idim bugün burada kaybetmemin imkansız olacağını düşünürüm. Bundan sonra rahat yüzü görmeden antrenman yapmam ve bu duruma düşmemem gerektiğini kafama yerleştiririm.

Bir gerçek ki kaybettikten sonra bütün bir yıl beni yenen kimseyi aklıma yerleştiririm. Her gün antrenmanlarda aklımdaki odur ve onunla uğraşır dururum. Ne zaman yorulsam beni yenen rakibin yüzü aklıma gelir ve bana itici bir güç olur.1986 yılında Dünya kupasında Mısırlı rakibime çok  kritik şekilde maç verdim. Nasıl ağladığımı hala unutamam. Bir yıl boyunca sırf o Mısırlı ile uğraştım durdum. Antrenmanlarda sürekli aklımdan çıkarmadım.1987 Dünya kupasında yine onunla karşılaştım. Mükemmel bir maçtan sonra yendim ve finalde de Koreliyi yenerek altın madalyayı kazandım. Beni 1992 Olimpiyatlarındaki altın madalyaya ,daha önce kaybettiğim ve büyük dersler çıkardığım rakiplerim taşımıştır.

Kaybetmek alışkanlık haline gelmemeli, Eğer olimpik bir sporcu olacaksanız ilk kaybedişten sonra hemen rahatı terk etmeli ve daha sıkı çalışmaya başlamalısınız. Dünyanın dört bir tarafından çok elit sporcularla ilişkilerim oldu hepsini yakından tanırım. Hemen hepsi kaybetmeden nefret ederler. Ama her kaybedişin, ruhsal çöküntüsünü hemen üzerlerinden atarak kendileri için itici bir motivasyon faktörü olmasına yönlendirirler.

Sizde unutmayın her zaman kazanacak haliniz yok. Her müsabakada sadece bir kişi kazanır diğerleri hep kaybeder. Sizde kaybedebilirsiniz. Eğer “kaybetmekten” gerekli dersleri alır ve antrenmanlarınıza yansıtırsanız ileriki maçlarda iyi ki o zaman kaybetmişim dersiniz. Sizin içinizdeki hayal ve arzularınızın gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Ancak gerekli uyarıları almaz iseniz “kaybetmek” sizi yok eder ve spor hayatınızı bitirir

Beni elit bir sporcu haline getiren tek gerçek “kaybetmelerden” çıkardığım ve antrenmanlarıma aktardığım derslerdir.

 

Düşünceleriniz...

Hasan Altunışık

Hasan Altunışık

Tüm Yazıları

Son Yazıları

Arşiv

Takipte Kalın

Çanakkale'nin En Popüler Yerel Gazetesi Kalem, IOS & Android'de...

Kalem gazetesi artık IOS & Android cihazlarınızda. İndirin, seçkin yazarlardan etkin yorumlar, gündem yaratan haberler artık parmaklarınızın ucuna gelsin.

Uygulamayı ücretsiz indirebilir, bir hafta boyunca ücretsiz kullanabilirsiniz. Deneme süresinin sonunda satın alma seçeneklerimizi kullanarak gazeteye sahip olmaya devam edebilirsiniz.

ÜST