1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, Bahçeşehir Üniversitesi ön lisans ve lisans eğitim-öğretim sisteminde önemli düzenlemelere gitti.
Yapılan değişiklikler özellikle yatay ve dikey geçiş yapan öğrencilerin öğrenim sürelerini doğrudan etkiliyor. Eğitim camiasında dikkat çeken bu düzenleme, kısa sürede üniversite öğrencileri arasında da gündem oldu.
“EŞDEĞER PROGRAM” TANIMI NEDEN ÖNEMLİ?
Yönetmelikte yapılan ilk değişiklikle “eşdeğer program” kavramı net bir şekilde tanımlandı. Buna göre, isimleri aynı olan veya zorunlu ders içeriklerinin en az yüzde 80’i örtüşen programlar artık “eşdeğer” kabul edilecek.
Bu detay ilk bakışta teknik gibi görünse de aslında binlerce öğrenciyi ilgilendiriyor. Çünkü bir öğrencinin yatay geçiş yaptığı bölümün eşdeğer sayılıp sayılmaması, mezuniyet süresinden ders muafiyetine kadar birçok kritik noktayı etkiliyor.
YATAY GEÇİŞTE SÜRE HESABI NASIL DEĞİŞTİ?
Yönetmelikte en dikkat çeken düzenlemelerden biri öğrenim süresi hesaplamasında yapıldı.
Eğer bir öğrenci eşdeğer bir programa yatay geçiş yaparsa, önceki üniversitesinde geçirdiği süre ile yeni üniversitedeki süre birlikte hesaplanacak. Yani öğrencinin “sıfırdan başlama” ihtimali ortadan kalkıyor.
Ancak eşdeğer olmayan bir programa geçiş yapan öğrenciler için durum farklı. Bu öğrencilerin öğrenim süresi, yerleştirildikleri sınıfa göre yeniden hesaplanacak. Özellikle birinci sınıfa intibak ettirilen öğrenciler için süre hesaplamasında önemli bir detay dikkat çekiyor.
DİKEY GEÇİŞ YAPANLAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Dikey geçiş yapan öğrenciler için de benzer bir hesaplama sistemi getirildi. Öğrencinin hangi sınıfa yerleştirildiği, toplam öğrenim süresini belirleyen ana faktör olacak.
Bu durum, özellikle meslek yüksekokulundan lisans programına geçen öğrenciler için kritik önem taşıyor. Çünkü yanlış tercih veya yanlış planlama, eğitim süresinin uzamasına neden olabiliyor.
Eğitim uzmanları, öğrencilerin tercih yapmadan önce programların eşdeğerlik durumunu detaylı şekilde incelemesi gerektiğini vurguluyor.
BU DEĞİŞİKLİK NEDEN YAPILDI? SİSTEMDE NE AMAÇLANIYOR?
Uzmanlara göre yapılan düzenlemenin temel amacı, üniversiteler arası geçişlerde standartları netleştirmek ve öğrenci mağduriyetlerini azaltmak.
Özellikle geçmiş yıllarda yaşanan “ders saydırma” ve “süre hesaplama” sorunlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yeni sistemle birlikte öğrencilerin hangi şartlarda ne kadar sürede mezun olacağı daha öngörülebilir hale geliyor.
Ancak uygulamada ortaya çıkabilecek farklılıklar ve üniversitelerin yorumları, sürecin nasıl işleyeceğini belirleyecek.
KİMLER DOĞRUDAN ETKİLENECEK?
Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Ancak en kritik soru hâlâ gündemdeki yerini koruyor:
Bu değişiklikten kimler doğrudan etkilenecek?
Yanıt ise oldukça net ama dikkat çekici. Yeni düzenleme; özellikle 2026 yılı itibarıyla yatay veya dikey geçiş yapacak öğrencileri doğrudan kapsıyor. Daha önce geçiş yapmış öğrenciler ise mevcut hakları çerçevesinde değerlendirilmeye devam edecek.
İşte bu detay, hem üniversite adaylarının hem de mevcut öğrencilerin planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Öğrenciler için de artık tek bir soru var: “Geçiş yapmadan önce iki kez düşünmek gerekecek mi?”
Yorumlar
Kalan Karakter: