Anne adaylarının gebelik sürecinde en çok merak ettiği ve karar vermekte zorlandığı konuların başında doğum şekli geliyor. Normal doğum mu, sezaryen mi sorusu, hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Özel Medline Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Atağ, doğum şekline ilişkin merak edilen sorulara net ve dikkat çekici açıklamalar yaptı. Atağ, normal doğumun avantajlarına dikkat çekerken, sezaryenin ise yalnızca gerekli durumlarda uygulanması gereken hayati bir cerrahi müdahale olduğunun altını çizdi.
DOĞUM ŞEKLİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Gebelik sürecinde doğum şekli, anne adaylarının hem fiziksel hem de psikolojik olarak en fazla kaygı yaşadığı başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Doğumun nasıl gerçekleşeceği, iyileşme süreci, bebeğin sağlığı ve doğum sonrası yaşamı doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu kararın kişisel tercihlerden ziyade tıbbi değerlendirmeler doğrultusunda verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
NORMAL DOĞUM MU, SEZARYEN Mİ?
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Atağ, normal doğum ile sezaryen arasındaki farkların doğru anlaşılması gerektiğini belirtiyor. Atağ, sezaryenin sanıldığı gibi bir alternatif değil, belirli tıbbi zorunluluklar halinde başvurulan cerrahi bir yöntem olduğunu vurguluyor. “Sezaryen bir tercih değil, gerektiğinde hayat kurtaran bir ameliyattır” diyen Atağ, bu yöntemin yalnızca anne ya da bebek için risk oluştuğunda uygulanması gerektiğini ifade ediyor.
NORMAL DOĞUMUN ANNE AÇISINDAN AVANTAJLARI
Op. Dr. Sibel Atağ, normal doğumun anne sağlığı açısından birçok avantaj sunduğunu dile getiriyor. Normal doğumun ardından annenin daha kısa sürede iyileştiğini belirten Atağ, günlük yaşama dönüşün de daha hızlı olduğunu söylüyor. Ayrıca normal doğum sonrası enfeksiyon riskinin sezaryene kıyasla daha düşük olduğuna dikkat çekiliyor. Atağ, “Normal doğum anne açısından daha hızlı iyileşme sağlar” ifadesiyle bu sürecin önemini vurguluyor.
BEBEKLE ERKEN TEMAS NORMAL DOĞUMDA DAHA KOLAY
Normal doğumun yalnızca anne için değil, bebek açısından da önemli kazanımlar sunduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, normal doğum sonrası annenin bebeğiyle daha erken temas kurabilmesi mümkün oluyor. Bu erken temasın, anne-bebek bağının güçlenmesine katkı sağladığı ifade ediliyor. Op. Dr. Atağ, normal doğumun bu yönüyle de öne çıktığını ve bebekle ilk temasın sağlıklı gelişim açısından önemli olduğunu dile getiriyor.
DOĞUM KARARI NASIL VERİLİYOR?
Doğum şeklinin gebeliğin son dönemlerinde yapılan detaylı değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini söyleyen Atağ, özellikle çatı muayenesi ve ultrason ölçümlerinin karar aşamasında kritik rol oynadığını belirtiyor. Anne adayının sağlık durumu, bebeğin pozisyonu, kilosu ve gebeliğin seyri gibi birçok faktör, normal doğumun mümkün olup olmadığını belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.
SEZARYEN HANGİ DURUMLARDA GEREKLİ?
Sezaryenin yalnızca tıbbi zorunluluk halinde uygulanması gereken bir yöntem olduğunu vurgulayan Op. Dr. Atağ, anne ya da bebeğin hayati risk altında olduğu durumlarda sezaryenin doğru ve güvenli bir seçenek olduğunu ifade ediyor. Atağ, bu gibi durumlarda sezaryenin hayat kurtarıcı bir rol üstlendiğini belirterek, gereksiz sezaryen uygulamalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söylüyor.
TÜRKİYE VE DÜNYADA SEZARYEN ORANLARI
Op. Dr. Sibel Atağ, Türkiye ile yurt dışındaki sezaryen oranlarına da dikkat çekiyor. Yurt dışında sezaryen oranlarının ortalama yüzde 20 seviyelerinde olduğunu belirten Atağ, Türkiye’de bu oranın yüzde 40-50 bandında seyrettiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre bu durum, normal doğumun tıbbi olarak mümkün olduğu durumlarda daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
AMAÇ SAĞLIKLI VE GÜVENLİ DOĞUM
Atağ, normal doğumun uygun olduğu gebeliklerde önceliğin her zaman bu yöntemden yana olması gerektiğini vurguluyor. Ancak her gebeliğin kendine özgü olduğunu belirten uzmanlar, tek doğru doğum şeklinin olmadığını, önemli olanın anne ve bebeğin sağlığı olduğunu ifade ediyor.
EN DOĞRU KARAR ANNE VE BEBEK SAĞLIĞI İÇİN OLAN
Op. Dr. Sibel Atağ, açıklamalarını “Günün sonunda en doğru karar, anne ve bebeğin sağlığı için en uygun olan doğum şeklidir” sözleriyle tamamlıyor. Uzmanlar, anne adaylarının doğum süreciyle ilgili kararlarını mutlaka doktorlarıyla birlikte, tıbbi veriler ışığında vermeleri gerektiğini vurguluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: