Seçim dönemi yaklaştı ya, Çanakkale’de yine tanıdık bir nakarat başladı. Bir tarafta Ticaret Odası seçimleri, diğer tarafta yaklaşan yerel ve genel seçimlerin ayak sesleri… Adayların, siyasetçilerin, yöneticilerin ağzından tek bir kelime düşmüyor: Turizm. Şehre gelir getireceklermiş, Çanakkale’yi turizmle uçuracaklarmış, esnafın yüzünü güldüreceklermiş.
Kulağa ne kadar hoş, ne kadar vizyoner geliyor değil mi? Ama yemezler.
Bizler yıllardır bu şehrin tozunu yutmuş, dirsek çürütmüş profesyonel turizmciler olarak yetkililerin, siyasetçilerin kapısını aşındırmaktan bıktık. "Çanakkale’nin geleceği turizmdedir" dedik, sesimiz o sağır duvarlardan hep geri döndü.
Bugün meydanlarda turizm nutukları atanlara sormak lazım:
Yıllardır bu şehre gelen turisti rahat ettirecek, otobüslerin turisti güvenle ve rahatça şehre bırakabileceği sağlıklı bir otopark alanı ürettiniz mi?
Avrupa’nın en büyük trendlerinden biri olan karavan turizmini buraya çekmek için modern bir kamp alanı, bir altyapı hazırlığı yaptınız mı? Yoksa karavanları sokak aralarından kovalamayı turizm yönetimi mi sandınız?
Turistin yürüyeceği yolları, kaldırımları düzeltmekten acizken, gelen misafirin muhatap olduğu esnafı, şoförü, personeli eğitmeyi ve en önemlisi denetlemeyi hiç akıl ettiniz mi?
Biz "önce eğitim, önce denetim, önce altyapı" dedik; siz kulak tıkadınız. Şimdi ise seçim sandığı ufukta görününce birden hepiniz "turizm sevdalısı" kesildiniz.
Açık ve net söylüyorum: Çanakkale turizmi, profesyoneller tarafından yönetilmediği sürece bu şehirde bir arpa boyu yol alınamaz.
Siyasetçilerin, belediye başkanlarının ya da oda başkanlarının sağ kolları, danışmanları liyakatli, çekirdekten yetişme profesyonel turizmcilerden oluşmadığı sürece bu vaatlerin hepsi havada kalmaya mahkumdur. Turizm, sadece Troya’dan, Assos’tan ibaret bir broşür basıp fuarlarda boy göstermek değildir. Turizm bir ekosistemdir, bir mühendisliktir, bir vizyondur.
Siz bu işi sadece bir "seçim malzemesi" olarak görmeye devam ettiğiniz sürece;
Bu şehrin cefakar esnafının yüzü gülmeyecek,
İşsizlikle boğuşan gençlerimiz bu şehirde geleceğini bulamayacak,
Ve her fırsatta ranta kurban edilmek istenen o eşsiz doğamız asla huzura kavuşamayacak.
Artık kuru vaatlere, süslü seçim beyannamelerine karnımız tok. Çanakkale’nin kaybedecek bir dönemi daha yok. Eğer bu şehre gerçekten değer katmak istiyorsanız, önce mikrofonu bırakıp işi bilene, yani turizmin gerçek profesyonellerine kulak vereceksiniz.
Aksi takdirde, siz koltuklarınızda oturup turizm nutukları atmaya devam edersiniz, turist ise Çanakkale’yi sadece "geçip gidilen bir transit yol" olarak görmeye devam eder. Karar sizin!
Saygı ve Sevgilerimle,
İsmet BALKAN
Profesyonel Turizmci & Arkeolog
Yorumlar
Kalan Karakter: