Son zamanlarda Çanakkale’yi sosyal medyada daha sık görmeye başladık. Aslında bu sadece bize özgü bir durum değil. Türkiye’nin birçok şehri, orada yaşayan insanların çektiği videolarla daha görünür hâle geliyor.
Önce denizini, gün batımını, sokaklarını izliyoruz. “Çanakkale’de yaşamak” temalı videolar binlerce kişiye ulaşıyor. Ardından başka videolar geliyor. Trafiği, kiraları, kalabalığı, ulaşımı… “Her şey göründüğü gibi değil” diyenler de söz alıyor.
Aslında bu oldukça doğal. Bir şehrin hem güzel hem de zor yanları vardır. Sorun belki de videoların kendisinde değil, onlara verdiğimiz tepkilerde.
Çanakkale küçük bir şehir olduğu için burada yapılan bir paylaşımın etkisi de daha büyük oluyor. Eleştiriler daha hızlı yayılıyor, yorumlar daha kişisel algılanıyor. Özellikle de “Daha fazla göç gelir.” endişesi sıkça dile getiriliyor.
Bir kesim, Çanakkale’nin çok fazla tanıtılmasını istemiyor. Çünkü bu sakinliğin bozulacağından korkuyor. Bir kesim ise yaşadığı şehrin değerinin görülmesinden memnun. Hatta bunu bir şans olarak görüyor.
Belki de mesele, şehri saklamak ya da herkese göstermek değil. Önemli olan, büyürken de Çanakkale’yi Çanakkale yapan değerleri koruyabilmek.
Sonuçta her güzel yer keşfediliyor. Asıl soru şu:
Biz bu değişimin neresindeyiz?
Siz hangi gruptasınız?
Yorumlar
Kalan Karakter: