Çanakkale’de geçtiğimiz hafta sonu keyifli bir organizasyon vardı. Çanakkale Kültür Sanat Derneği tarafından Halk Bahçesi’nde düzenlenen Sanat ve Tasarım Pazarı, 9-10 Mayıs tarihlerinde yerel üreticileri bir araya getirdi. Özellikle fiziki atölyesi ya da satış alanı olmayan üreticiler için böyle bir alanın yaratılması oldukça kıymetliydi. Çünkü küçük üreticilerin en büyük sorunlarından biri yalnızca üretmek değil, görünür olabilmek.
Seramikten ahşaba, tasarım ürünlerinden el emeği işlere kadar birçok üretici ilk kez doğrudan insanlarla buluşma fırsatı yakaladı. Şehrin kültürel dokusuna yakışan bu tarz etkinlikler, yalnızca alışveriş alanı değil aynı zamanda bir karşılaşma ve temas alanı oluşturuyor. İnsanların üreticinin hikâyesini dinlediği, ürüne yalnızca “ürün” olarak bakmadığı bir ortamdan söz ediyoruz.

Etkinliğin sürekli hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğü söyleniyor. Umarım bu süreç yalnızca “olsun diye yapılan” bir organizasyona dönüşmez. Çünkü böyle pazarların sürdürülebilir olabilmesi için yalnızca stant kurmak yetmiyor; üreticinin gerçekten desteklendiği, ziyaretçinin rahatça vakit geçirebildiği ve şehrin kültür rotasına doğru şekilde dahil edildiği bir yapı gerekiyor.
Geçtiğimiz iki günde dikkat çeken bir başka konu ise tur hareketliliğiydi. Çanakkale’ye yerli ve yabancı turistlerin gelmeye başladığı hareketli döneme girdik. Ancak Halk Bahçesi’nden geçen tur gruplarının çoğunlukla pazarın yan yolunu kullandığı görüldü. İkinci gün bazı gruplar davetlerle pazar alanına uğradı fakat oldukça hızlı şekilde geçtiler. Sanki asıl alışveriş noktalarına yetişmeye çalışıyor gibiydiler.

Tahminim, şehirde alışveriş durağı olarak daha çok Aynalı Çarşı’nın öne çıkarılması. Elbette Aynalı Çarşı kentimizin en önemli noktalarından biri ve bunu korumak çok değerli. Ancak kültür ekonomisinin daha adil dağılması için alternatif üretim alanlarının da görünür hale gelmesi gerekiyor. Eğer bu pazar kalıcı olacaksa, tur rotalarının yeniden düşünülmesi, ziyaretçilerin burada vakit geçirebileceği bir akış oluşturulması önemli olabilir.
Çünkü Çanakkale’nin kültürü yalnızca geçmişinde değil; bugün üreten insanlarında da yaşıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: