Siyaset, kimi zaman en doğru hamleyi yaptığını sandığın anda en büyük hatayı yapma sanatıdır. Güç sarhoşluğu, insana yarın sabahın ne getireceğini unutturur. Tıpkı CHP’li Muharrem Erkek’in yol hikayesinde olduğu gibi.
Ankara bu günlerde tam bir cadı kazanı. Başkent, Türk siyasi tarihinin en olağan dışı, en fırtınalı günlerini yaşıyor. Bu fırtınanın tam merkezinde ise geçmişin büyük vaatleri ve bu günün derin hayal kırıklıkları yatıyor.
Hatırlayın..çok değil daha düne kadar Millet İttifakı seçimi kazanırsa adeta "kesin" gözüyle bakılan bir Adalet Bakanı adayı vardı: Muharrem Erkek..
Ankara’nın o en tepe koltuğu, o devasa güç öyle bir garanti olarak sunulmuştu ki kendisine, büyük bir siyasi kumar oynadı. Risk aldı. Siyaset risk almayı gerektirse de hayatta hiç bir şeyin garantisi olmadığını her zaman cebinde tutacaksın.
Garanti gördüğü bakanlık için milletvekili adayı bile olmayan Muharrem Erkek, amacı doğrudan kabineye girmek, gücün doruğuna çıkmaktı; hatta bu detayı İttifakın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Çanakkale mitinginde açıklamıştı..
Peki ne oldu?
Sabah’ın Bombası ve "Olağan Şüpheli Zoom Çetesi"
Sandıklar açıldı..
Seçim kaybedildi..
Muharrem Erkek için Ankara’daki o konforlu zemin bir gecede yok oldu..
Ne bakan olabildi ne de elinde bir milletvekili rozeti kaldı..
İşte tam bu kırılma anında, CHP içinde gizli odalarda o meşhur intikam ve değişim planları yapılmaya başlandı.
Geçtiğimiz günlerde Sabah Gazetesi muhabiri Murathan Yıldırım bir habere imza attı. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Aramızdaki FETÖ ajanlarını fark edemedim" çıkışının ardından parti içi hesaplaşmanın perdelerini araladı. Haberde eski ağır topların ifadeleriyle net bir tanım yapılıyordu:
"Olağan Şüpheli Zoom Çetesi."
Kimdi bu çete?
Seçim mağlubiyetinin ardından Ekrem İmamoğlu’nun liderliğinde Kılıçdaroğlu’nu devirmek için gizli internet toplantıları düzenleyenler.
Masada Özgür Özel vardı..
Tekin Bingöl vardı..
Bülent Tezcan vardı..
Gökhan Günaydın vardı..
Onursal Adıgüzel vardı..
Engin Altay vardı..
Ve sıkı durun, o masanın en iştahlı aktörlerinden biri de Muharrem Erkek’ten başkası değildi. Ankara’da kaybeden Erkek, gücü yeniden ele geçirmek için gizli zoom odalarında pozisyon almıştı..
Çanakkale Bir Ödül Mü, Yoksa Siyasi Bir Sığınak Mı?
Kurultay süreci kavgalı bitti.
Kılıçdaroğlu devrildi.
Değişimciler kazandı.
Muharrem Erkek bu gizli ittifakın ve başarının ardından dümeni memleketi Çanakkale’ye kırdı.
Hedef, Çanakkale Belediye Başkanlığı koltuğuydu.
Oldu mu? Evet, oldu.
Ancak süreç son derece sancılı, kavgalı ve sürtüşmeli geçti. Seçimi kazandı kazanmasına ama beklenen o ezici üstünlüğü kuramadı. Tahminlerin çok altında bir oy farkıyla siyasi istikbalinin devamı için -ki yüzde yüz siyasal öngörüsüzlüktür- istediği koltuğa oturdu. Şimdi dışarıdan bakınca Çanakkale Belediye Başkanı olarak güçlü görünüyor olabilir..
Ammaaa bence kazın ayağı öyle değil.
Hiç kuşku yok ki; Muharrem Erkek bu hareketli, bu kavgalı siyasi atmosferde Çanakkale’de yerel bir koltukta oturmak yerine Ankara’da milletvekili olmayı her şeyden çok isterdi. Vallahi de billahi de ben olsam ben de bu hengame içinde Ankara'da olmak isterdim. Neticede o partinin Genel Sekreterliğini, Genel Başkan Yardımcılığını yapmışsın; popülersin. Türkiye seni tanıyor...
Özgür Özel ile birlikte Muharrem Erkek'i tomanın tepesinde görebilirdik. Tıpkı; geçmişte adliye önünde gazeteci Can Dündar'ı öldürmek isteyen silahın üzerine atladığı gbi. Bu fırsat kaçtı; partinin en önemli isimi olma detayı Çanakkale Belediye Başkanlığı gibi gereksiz bir isteği sayesinde kaçırmış oldu..
Çok merak ediyorum; Muharrem Erkek'i Çanakkale Belediye Başkan adayı olması için kim kandırdı, kim yanılttı; nasıl önündeki denizi göremedi..?
"Suikaste kurban gitti" desem..
Mümkün değil..
Açık konuşalım: Adalet Bakanlığı hayaliyle milletvekilliğini elinin tersiyle iten Erkek, Çanakkale Belediye Başkan adayı olarak siyasi hayatının en en en büyük yarasını aldı.
Bu net bir siyasi öngörüsüzlüktür..
Ah ah ah..insanın etrafını saran, yaka paça havuza itenler yok mu..?
Bu konuda çok şey söylerim de..
Meraklısına: Ankara siyasetinde pişmiş olan Erkek'in yerine Çanakkale Belediye Başkanlığını yapabilecek başka isimler vardı. Benim fikrim, Muharrem Erkek'e ılımlı yaklaşımı, sakin tavrı nedeniyle Ankara'da ihtiyaç vardı, Çanakkale'de değil..
Hele ki; bu günlerde..
Neden mi?
Muharrem Erkek milletvekili olmasaydı bile, Ankara’da pozisyonunu rahatlıkla koruyabilecek, güce sahipti.. Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmeye devam ederdi; hem de aynı kuvvet ve etkiyle.
Zaten Parti Meclisi (PM) üyesiydi..
Zaten MYK üyesiydi..
Bu kadar büyük bir altüst oluşun yaşandığı siyasi atmosferde, Ankara’nın göbeğinde kalarak muazzam bir siyasi hikaye yazabilirdi.
Hukukçu kimliğiyle gelişmelere farklı bakış açısı getirebilirdi..
Siyasi zeminini çok daha sarsılmaz bir şekilde güçlendirirdi..
Daha pek çok şey söylenebilr..
İşte Muharrem Erkek, attığı yanlış stratejik adımla bu büyük fırsatı elleriyle itti ve kaybetti.
Büyük Senaryo: Erken Seçim Kapıyı Çalarsa Ne Olacak?
Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne..
Siyaset durmuyor..
Yarın ne olacağı belli olmaz..
Olası bir erken seçim kapıyı çaldığında ki; çalacak o zaman ne olacak?
Ben şahsen Muharrem Erkek’in Çanakkale’deki yerel koltukla yetinmeyeceğini, ilk fırsatta yeniden milletvekili olmak isteyeceğini düşünüyorum. Hatta hiç kuşkunuz olmasın.
Benden demesi; Erkek'in gözü Ankara'da..
Bunu asla yadırgamam; her siyasetçi kendi istikbalinin hesabını yapar; yapmalıdrı da..
Siyasete soyunmuş kişiler iddia sahibi olmalıdır; bunu da ortaya koyarken çok açık ve net şekilde belirginleştirmelidir..
Seçmenin görmesini sağlamalıdır; "açıkçası gözüne sokmalıdır" diyesim var.
Benim anladığım siyaset net olmaktır..
Antin kuntin hareketler seçmenin canını sıkar; kafasını karıştırır..
Diyelim ki; Muharrem Erkek Belediye Başkanlığından istiistifa etti ve Ankara yolculuğu için meydaaane çıktı. Belediye Meclisinde CHP’nin üye çoğunluğu var. Meclis içinden biri aday çıkar, Belediye aynı partide kalır..
Belediye yine CHP’de kalır ya da başka bir parti bloğu kurulur, yönetim orada devam eder. "Peki, meclisten kim aday olur?" derseniz, "aklımdan muhtemel Bülent Şarlan" geçiyor..
Ammaaa bu detay bu günün değil, yarının hesabı..
Asıl büyük gürültü burada kopmuyor..
Muharrem Erkek "Ben yeniden milletvekili adayıyım" dediği an, ortaya yanıtlanması çok zor, paramparça birkaç soru çıkıyor:
BiR: Mevcut Milletvekili İsmet Güneşhan ne olacak? Tasfiye mi edilecek, yoksa o da mı yarışa girecek?
iKi: Hadi diyelim ki o da aday oldu. Aday listesinin ilk iki sırasına merkezden iki ismi koyarsanız; Biga, Çan ve Yenice denklemini nasıl çözeceksiniz? İlçelerin bu duruma isyanını nasıl dizginleyeceksiniz ?
ÜÇ: Ön seçim derseniz; bak işte orada dur..bu detayı sonra konuşalım.
DÖRT: En önemlisi de seçmen.in davranışı.. Çanakkale seçmeni, daha belediye başkanlığı koltuğunun tozu kurumadan, "Ben sıkıldım, Ankara’ya gidiyorum" diyerek istifa eden Muharrem Erkek’e sandıkta nasıl bir tepki verir?
Sorular sorular..eminim sizin de aklınızdan pek çok soru geçiyordur..
..ama yanıtlar hep sisli..
Çetrefil Hatanın Bedeli
Velhasıl diyeceğim odur ki; Muharrem Erkek, Ankara’daki kumarı ve ardından sığındığı Çanakkale limanıyla siyasi hayatının en çetrefil, en içinden çıkılmaz hatasını yaptı. Güçlü bir genel siyaset aktörüyken, kendi kendini yerel bir denklemin içine hapsetti. Üstelik o denklemin içinden çıkış biletleri de oldukça pahalı ve riskli..
Peki, bu senaryo gerçekleşirse ne olur?
Muharrem Erkek istifa edip Ankara’ya yürürse, arkasında bıraktığı belediye meclisinde büyük bir adaylık kavgası, bir taht savaşı çıkar mı..?
Bakalım önümüzdeki günler, aylar bize ne gösterecek ?
Bu şehir..
Sen..
Ben..
Bu siyasi aktörler nasıl bir sabaha uyanacak?
İY'nin Meraklısına Notu:
Ben şahsen artık Çanakkale’ye bir kadın belediye başkanının yakışacağını, hatta bunun bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Bu fikrimi geçmiş yıllarda yüksek sesle dile getirmiştim, yine arkasındayım.
Gelin, bu şehre vizyon katacak, ezber bozacak bir kadın başkan arayalım.. Çünkü bu kadim şehre, Çanakkale’ye bir kadın elinin değmesi artık kaçınılmaz olmuşun ötesinde zorunluluktur..
Haaa bir detayı da yazayım. Buraya kadar okuduysanız, tahammülünüz için teşekkür ederim ve okuduklarınızın hiç biri bilgiye, açıklamaya dayanmıyor. Tamamen benim empati ile bakış açım..
Şunu da dile getireyim.
Sanılmasın ki; Muharrem Erkek koltuk sevdasına düştü..
Mesele siyasi istikbal, koltuk değil. Oyunda kalma çabası onu aday olmaya zorladı. Akıl hocaları hata yaptırdı ve bugün kendini kapana kısılmış hissetmesi bundan..
Yorumlar
Kalan Karakter: