Şehrin sakinlerine...
Şehrin gerçek sahiplerine sesleniyorum..
Önce şunu söyleyeyim; ben yeni valilik binasına karşı değilim.
Hatta destekliyorum..
Çanakkale artık eski Çanakkale değil.
Yeni bir valilik binasını hak ediyor; hatta feminen bir vali makamının tarih olma ihtimali bile başlı başına beni heyecanlandırdı. Bu konuyu anlatmıştım; şuraya BiTIK bırakıyorum..
Amma...
Her doğru yatırım, doğru yere yapıldığında değerlidir.
Bugün konuşulan yer eski devlet hastanesinin bitişiğindeki, Karayolları arazisi..
Toplam sekiz dönüm.
Şehrin tam kalbi.
Tam da bu yüzden kafamda 40 tilkinin kuyruğu meselesi var.
Çünkü ben yeni yapılacak bir valilik binasını sadece bugünün ihtiyaçları için değil, 2050'nin, hatta 2075'in Çanakkale'si için düşünmek istiyorum. Keza mevcut bina 75 yaşında ve bugüne kadar şehre hizmet etmiştir.
Bugün dünyanın konuştuğu şey akıllı şehirler.
Dijital devlet..
Vatandaş odaklı kamu hizmeti.
Biz hala binayı nereye sıkıştıralım diye tartışıyoruz.
Asıl soruyu kaçırıyoruz.
Yeni yapılacak valilik binası kimin için yapılacak?
Vali için mi?
Memurlar için mi?
Siyasetcilik oynayanlar için mi ?
Yoksa vatandaş için mi?
Bence cevabı çok açık.
Vatandaş için; yani bu şehrin ve ilçelerin sakinleri, sahipleri için.
O zaman vatandaş ne istiyor?
250 metrekarelik makam odası mı?
Gösterişli bir giriş kapısı mı?
Mermer kaplamalar mı?
Mesela ben hiç de böyle bir yapay görsellik özlemi içinde değilim..
Vatandaş ne istiyor ?
Vatandaş arabasını rahat bırakacağı bir otopark istiyor..
İşini beklerken nefes alabileceği geniş salonlar istiyor..
Engelli vatandaşın zorlanmadan ulaşabileceği bir bina istiyor..
Yaşlı insanların merdiven çıkmadığı bir düzen istiyor..
İşi bittiğinde "Allah razı olsun, bugün kolay oldu." diyerek ayrılmak istiyor..
Hatta biraz daha ileri gidelim.
Bekleme salonunda bir çay...
Belki köpüklü bir Türk kahvesi...
İnanın bunlar, yüzlerce metrekarelik makam odalarından daha fazla konuşulur..
Çünkü devlet vatandaşın hafızasında betonuyla değil, gösterdiği kolaylıkla yer eder.
Bir başka konu daha var.
O arazide yıllardır yaşayan anıt servi ağaçları bulunuyor.
Umarım hiçbirine zarar gelmez..
Bir tanesinin bile kesildiğini görmek istemem.
Çünkü o ağaçlar sadece ağaç değil.
Bu şehrin hafızası..
Yüz yıl sonra yetişmeyecek değerler..
Peki başka yer yok mu?
İşte tam burada itiraz ediyorum.
Çünkü o kadar çok var ki; say say bitmiyor..
Hem de fazlasıyla..
Üstelik ben sadece "Buraya yapmayın" diye kestirip atmıyorum.
Çözüm de sunuyorum..
Mesela; Ak Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu görseller paylaşıyor.
"Yapacağız" diyor..
Meseleyi kanırtıyor..
Bendeki duygusu bu..
Toplumun; yani şehrin gerçek sahiplerinin sesini duymak istemiyor..
Biliyorum, buraya karar verilmiş. Değişeceğini, itirazlara kulak verileceğini sanmıyorum ama yine de tarihe not düşmek için bu yazıyı yazıyorum..
Kendimi sorumlu hissettim, bu yüzden karar vericilere "bak burası da var" diyeceğim..
Mesela...
DSİ ile Meteoroloji arazisini birlikte düşünün.
Yaklaşık 23 dönüm.
Bir seçenek..
Eski SGK Hastanesi arazisi..
Yaklaşık 32 dönüm.
Kamunun malı..
Yolu geniş, Biga yönünden ve çevre yolundan ulaşım kolaylıkla sağlanabilir..
Neden olmasın?
Eski Sümerbank arazisi var.
39 dönüm; rezerv alan ilan edildi diye anlatılıyor..
Yetmez mi?
Yetmezse yanındaki Trutaş Sebze Kurutma Fabrikası arazisini de ekleyin.
29 dönüm daha.
Toplam 58 dönüm.
Üstelik burada İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, askeri birlikler ve Cezaevinin bulunduğu bölge.
Adeta doğal bir kamu kampüsü..
Yıllarca yetecek büyüklükte..
Kepez'deki Toprak Mahsulleri Ofisi'ni düşünün.
Deniz tarfındaki boş arazi ile birlikte 59 dönüm.
Tam elli dokuz..
Şehrin geleceğini planlamak isteyen biri için bulunmaz fırsat..
İlla şehir merkezine yakın olsun diyorsanız...
AKFA arazisi var.
Yaklaşık 20 dönüm.
Ana yola cepheli.
Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yıllardır boş duran arazisi var.
Bence yeterince konuşulmuyor.
Tam 21 dönüm.
Denize bakıyor.
Atatürk Caddesi üzerinde.
Vali Konutuna yürüyerek gidip gelebilir..
Yanında oteller..
Alışveriş merkezleri..
Yeni Kordon birkaç adım ötede.
Hem prestij arıyorsanız prestij..
Hem manzara..
Hem ulaşım..

Şahsen burayı paylaşmak istemezdim çünkü bu arazinin deniz tarafında müthiş bir çamlık oluştu. O ağaçların kesilme ihtimali nedeniyle burayı listemden çıkarıyorum. Unutun bu yeri
Bir de havaalanı, 17 Burda ve Troy AVM üçgenindeki eski çadır alanı var..
Yaklaşık 41 dönüm.
Bugünü değil, geleceği düşünenler için ciddi bir alternatif..
Ama...
Benim gönlüm başka bir yerde.
Kipa'nın (Migros) önündeki Hüseyin Akif Terzioğlu Vakfına ait arazi.
Valilik Binası mı dersin, Kampüs mü dersin, ne dersen de bu iş için ağlıyor..
Yaklaşık 34 dönüm.
Üç cephesi yol..
Bence Çanakkale'nin önündeki en akılcı seçenek..
Neden mi?
Kepez bugün elli bini aşan nüfusuyla başlı başına büyük bir yaşam merkezi..
Üniversite Hastanesi orada..
Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi orada..
Adalet Sarayı orada..
17 Burda orada..
Troy AVM orada..
Şehrin 5 yıldızlı oteller orada..
Havalimanı birkaç dakika ötede..
Yani devlet hizmetlerinin önemli bir bölümü zaten o bölgede kümelenmeye başlamış..
Yeni valilik de orada olsa kim kaybeder?
Hiç kimse.
Aksine herkes kazanır.
Üstelik bu iş sadece Çanakkale merkezde yaşayanları ilgilendirmiyor.
Valilik bütün ilin yeri gelir dert kapısı, yeri gelir çözüm kapısıdır..
Ayvacık'tan gelen vatandaş...
Ezine'den gelen...
Bayramiç'ten...
Biga'dan...
Çan'dan...
Yenice'den...
Lapseki'den...
Bozcaada'dan...
Hatta Gelibolu'dan gelen vatandaş...
Çevre yolunu kullanarak şehir merkezindeki yoğun trafiğe girmeden doğrudan valiliğe ulaşabilir.
Bu, 2026 yılında lüks sayılabilecek kadar büyük bir kolaylık..
Bugün insanlar devlet dairesine giderken önce evrakını değil, arabasını nereye bırakacağının derdine düşüyor.
Yeni yapılacak valilik binası bu sorunu çözmeyecekse neyi çözecek ?
Elbette Gökçeada ve Eceabat'tan gelen vatandaş için deniz ulaşımı gerçeği değişmeyecek.
Ama ilin diğer ilçelerinin neredeyse tamamı, şehir merkezinin dar sokaklarına girmeden valiliğe ulaşabilecek..
İşte buna şehir planlaması denir.
İşte buna gelecek vizyonu denir.
Bugün sekiz dönüme sıkıştıracağımız bir bina, yarın "yetmedi" denilerek yeni ek binalar ile şehrin kalbinde yeşil kalması gereken arazi düzensiz bir yapılaşmaya sahne olacak..
Eski Karayolları Şube Müdürlüğü arazi bırakın kamu kampüsünrü sadece valilik binası için bile yetersiz.
Burası süreç içinde;
Yeni otoparklar isteyecek..
Yeni yollar isteyecek..
Yeni kamulaştırmalar isteyecek..
(Allah korusun oradaki anıt ağaç olarak tescillenmiş selvi ler zaman içinde kesilerek yerine biçimsiz binalar yapılırsa çok canımız zıkılır)
Oysa doğru yeri seçerseniz bunların hiçbirini konuşmazsınız.
Çünkü doğru planlama, bugünü değil yarını satın alır.
Ben kimseye akıl vermiyorum; haddim de değil.
Kararı elbette devletimizin ilgili kurumları verecek..
Ama bu şehirde yaşayan biri olarak fikrimi söylemek benim kaçınılmaz gerçeğimdir.
Ben sadece "Buraya yapmayın" demiyorum.
"Buyurun, daha iyisi burada" diyorum..
Belki benim önerilerimin hiçbiri kabul görmez ki; görmeyecektir de..
Belki bambaşka bir yer seçilir.
Ama en azından şu soru sorulmuş olur:
"Acaba daha doğru bir yer var mı?"
İşte bütün meselem bu.
Çünkü devlet binaları seçim dönemleri için yapılmaz.
Nesiller için yapılır..
Madem yeni bir valilik binası yapıyoruz..
O zaman sadece bina yapmayalım.
Çanakkale'nin gelecek elli yılını da hatta 100 yılını inşa edelim..
Velhasıl kuzum;
Şehrin kalbine bina yapmak kolaydır.
Şehrin geleceğine bina yapmak ise vizyon ister..
Yorumlar
Kalan Karakter: