O camlı kış bahçesiydi şimdi mazi oldu
Kordon’da Müzik Çalarken Sağır, Yıkarken Kahraman Olanlar
Tarihini tam olarak hatırlamıyorum ama bir kaç hafta önceydi..
Sanırım..
Üzerinize afiyet soğuk algınlığı ile keyifsiz günler geçerirken paltoma sarınmış hızlı adımlarla kordondan eve doğru yürüyorum. Önümde iki kişi hararetli bir şekilde konuşuyor..
Adımlarımı daha da hızlandırdım ve kulak kesildim..
Bıdı bıdı bıdı..
Şehir elden gidiyormuş..
Sahipsizmiş..
Kimse ses etmiyormuş..
Bir yığın karşılıklı salvolar..
Bir yandan rüzgar bir yandan soğuk kulağımı tırmalarken "maazi'yi yıkıkacaklar, şikayet varmış.." diye bir fısıltı duydum..
O an için anlamsız olan bu fısıltı bu hafta anlam kazandı..
Bu dedikoduyu, fısıltıyı paylaştıktan sonra burasıyla ilgili düşüncem şudur:
****
Kordonun kalbinde görenlerin dönüp bir kez daha baktığı tescilli bina restore edildi, sonra müzikli mekana çevrildi.
Bahçe kapandı, yaya yolu işgal edildi, müzik aylarca çaldı.
Kimse görmedi..
Kimse duymadı..
Şimdi yıkım var..
Peki, o zaman gözünüz nereye bakıyordu?
Bir yanlış anlaşılmayı en baştan düzeltelim.
Bina kaçak değildi; ana yapı dışında kalan imalat kaçak..
Tescilli bina Koruma Kurulunun onayladığı şekilde restore edildi.
Şehrin en görülesi binası aslına uygun biçimde ayağa kaldırıldı.
Sorun restorasyon değildi.
Sorun sonrasıydı.
Restore edilen bina kiralanmış.
Bahçesi kapatılmış.
Yetmemiş, kordona bakan cephesi de kapatılmış.
Kış bahçeleri yapılmış.
Sundurmalar eklenmiş. Geceleri kırmızı ışıklarla albenisi yükseltilmiş.
Ve sonuç?
Tescilli bina, müzikli işletmeye çevrilmiş.
Bir yaz boyunca ne oldu biliyor musunuz?
Kapılar açıktı.
Müzik son ses.
Gece yarısına kadar.
Kordon yankılandı.
Vatandaş şikayet etti.
Defalarca, polisi aradı. Belediyeyi aradı. Olmadı konu komşuya sordu.
Ama cevap oldukça çarpıcıydı.
“Ruhsat Turizm Bakanlığı’ndan..”
“Kimse karışamazmış..”
Ne güzel cümle değil mi?
Her derde deva.
Her sorumluluğu buharlaştırıyor.

Hiç kuşku yok ki; binanın gizlenmiş güzelliği ortaya çıktı
Peki Anıtlar Kurulu o sırada neredeydi?
Kordon’da değildi, birkaç yüz metre yukarıdaki bir başka tescilli binanın içindeydi.
Ya da Kordon’daydı ama bakmıyordu; yoksa bakıyor muydu ?
Çünkü burası:
– Bir gün
– İki gün
– Bir hafta
– Bir ay değil..
Geçen yıl bütün yaz açıktı.
Bahçe kapalıydı..
Yaya yolu işgalli vardı; ha derseniz ki yaya yolunu bir burası mı kapatıyor. Daha ciddi kapatan da var ama nedense onu da Belediye görmüyor. Belki de görmek istemiyor.
Kurumlar bilgi vermekten kaçındığı için çoğu zaman körlemesine haber yapıyoruz, yazı yazıyoruz. Böyle körlemesine duran Dardanos’da bir site var..
Neyse konumuz şimdilik bu kartal yuvasının elinin yüzünün açılmış olması.
Kış bahçesi tadında restoranın cam kenarına oturup gelene geçene bakmak güzeldi. Bunu pek sevmiştik gecelere akma alışkanlığı olanlar tarafından..
Devam edelim mi ?
Burayı gören çoktu..
Duyan çoktu..
Rahatsız olan çoktu; hatta kırmızı ışıkların loşluğu kordona yansıyordu..
Eee..harekete geçen yoktu ama..
Şimdi ne oldu?
Aylardan sonra bir gün..
Yıkıcı güç geldi.
Camlar sökülmüştü..sonrasında sundurmalar da söküldü.
Anıtlar Kurulu konuştu.
“Görüntü kirliliği..”
“Mimari bütünlük..”
“Tescilli yapının silueti..”
Hepsi doğru.
Zerre itirazım yok..
Ama soru şu:
Şimdi mi fark ettiniz?

Yaya geçidi de nasıl denk gelmiş ama değil mi ? Aç gözünü adamım aç
Asıl sert soru burada
Bu kadar ay boyunca:
– Müzik çalarken..
– Masalar taşınırken..
– Camlar takılıyken..
– Yaya yolu kapalıyken..
Gözünüz nereye bakıyordu diyeceğim?
Eliniz armut mu topluyordu?
Kulaklarınız pamuklu muydu?
Yoksa herkes görevini başkasına mı pas etti.?
Turizm Bakanlığı meselesi geçiştirilemez
Ortada ciddi bir iddia var.
Ve herkes fısıltıyla konuşuyor..
“Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatı var.”
Eğer bu doğruysa, burada yalnızca bir işletme meselesi yok. Burada devletin kendi kendini inkarı var. Bakalım bu yerin işletmecisi konuşacak mı. Bence konuşmalı; karanlık noktalar aydınlanmalı..
Bir yanda Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu..
Diğer yanda Kültür ve Turizm Bakanlığı..
Biri “olmaz” diyor.
Diğeri “olur” mu dedi?
Eğer dedi ise, o ruhsatın her satırı kamuoyuna açıklanmak zorunda..
Demek ki neymiş; bakanlıkta kimsenin kimseden haberi yok..
Daha acı bir ironi var
Yıkım yapılan yerin
50 metre ilerisinde ne var?
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ofisi..penceden başını çıkarıp “hoop hemşerim” dense sesi duyulur..
Hakkında ne söyleniyor?
“Kaççak..”
“Kültür mirasını gölgeliyor..”
Bu nasıl bir koruma anlayışı?
Bu nasıl bir kurumsal ciddiyet?

Uzun lafın kısası; kimine göre kordon korku tüneli gibi oldu. Işıksız ve ruhsuz.
Bir iddia daha var
Bir işletmeci (!) göya burayı şikayet etmiş..
Doğrulanmış değil, teyide muhtaç bir bilgi ama doğruysa tablo daha da vahim..
Demek ki:
Kimse şikayet etmese kurul da sessiz kalacak..
Yani koruma refleksi, doğruysa şikayete bağlı.
Kültür mirası böyle savunulmaz..
Son söz net olsun
Bu yazı yıkıma karşı değil..
Bu yazı gecikmeye karşı..
Zamanında müdahale etmeyen, sonradan kahraman olamaz..
Kordon bunu hak etmiyor..
Çanakkale bunu hak etmiyor..
Şimdi herkes aynı soruya cevap versin:
Yapılırken neredeydiniz.?
Yazıya nokta koydum ama konuya koyamıyorum. Şimdi şehirde dolaşırken başınızı kaldırın, sağa sola bakın bakalım başka hangi tarihi mekanlar bir takım tentelerle, paravanlarla gölgelenmiş..
De mi ama ?
Sadece bir yere bakıp “yıkın” dersek olmaz.
Hele hele “yayaların yolunu da işgal ediyordu” denmesi abesle iştigaldir. Yayaların geçiş hakkını gaspetmiş o kadar çok yer var ki; kimse bunu mazeret gösterip komik olmasın.
Bir Not: Şimdi desem ki; orada ne oldu, ne yaşandı. Bir fırıldak mı döndü. Şehrin kalbinde kim ne yapıyor. Neler değişiyor, Çanakkale elimizden kayıyor mu..
Bu soruların tamamına tek bir cümle ile biraz aşağıda şifreli yanıt verdim..hadi bakalım aradığın yanıtı bulabilecek misin ?
Başını kaldırdığında göreceklerin seni şaşırtmasın; içindeki adaleti herkese eşit kullan..
Yaptırım ve zorunluluk tavsiye değildir yalnızca masum bir hatırlatamadır; şehrinin sakini olmayı bırak sahibi olmaya bak..
İhtiyacımız olan bu..
23 Ocak El Yazısı Günümüzü içtenlikle kutlarım..
Meraklısına: Güzel olan gelişme bu tescilli binanın aslına uygun olarak restore edilip ömrünün uzatılmasıdır. Bu haber bile tek başına hepsinin önüne geçebilir.
Yorumlar
Kalan Karakter: