Geçen yıl kuruyup solan, saksılarına pusmuş sardunyalar, ortancalar, begonviller, meğer uykudalarmış. Güzel güneşli günleri görünce bir bir çiçek açmaya başladılar. Zamanı gelince ziyaret eden sözüne vefalı küçük dostlar...
Balkonlarında boy boy, çeşitli çiçekler yetiştiren kadınlara hep imrenirim. Etrafa yaydığı kokulardan, hayata kattığı renklerden başka, belli başlı yararlılığı olmayan, yani çoğu kişiye göre işe yaramayan, sırf güzellik adına, balkonlarında, pencere eşiğinde küçük dünyalar kuran kadınlara hayran olmamak mümkün değil. Bahçelerde geniş arsalarda, tarlalarda, çiçekler yetiştirmekte kıymetli ama hani şu meşhur Hikaye vardır ya iki evliya kardeşin hikayesi. Biri dağda, biri de şehirde yaşar. En sonun da dağdaki bir konuda sıkıntıya düşünce ‘dağda evliyalık kolay asıl mesele şehirde evliya olmak” denir. İşte bu gri apartman yığınlarının, içlerindeki ahenge zarar vermesine, sardunyalarla karşı durmak, begonvillerle meydan okumak da bunun gibi...
Bu sene balkonumda çiçeklerin arasında sebze de olsun istiyorum. Elbette çok değil. Zaten istesem de bu ufacık yere çok şey sığmaz. Bir kaç biber ve domatesi sulamak, verecekleri sebzeleri koparmak bana iyi gelecek. Koptuğumuz doğayla bir parçacık bağ kurma adına...
Yıllar önce duayen gazete yazarı Çetin Altan’ın bir yazısını okumuştum. Evlerinde bir çay bardağında bir kaç tane kır çiçeğini suya koyan bir insanın, estetik zevkinden, şefkatinden, söz ediyordu. Küçücük bile olsa yapılacak bu minik dokunuşun hayata nasıl sirayet edebileceğindi anlatıyordu Yoksunluğunun toplumda açacağı aksaklıklar bu denli masum olmuyor desen çok mu abartı olurdu. Sanmam. Kır çiçeklerini özenle çay bardağına koyan, balkondaki sardunyalarıyla konuşan insanın komşusunun gözünü oyacak kadar gaddar olamaz sanırım. Annesine kır çiçeği toplayan ergenler de birbirlerine zorbalık etmez. Sanat eğitimi ve sorunları meselesi epey uzun ve karmaşık.
Bir kaç kurdele çiçeğim var. Yavrularını genişçe bulduğum saksılara iliştirmiştim. Kumkuat ağacının turkuaz saksısında, yeşilli beyazlı kurdeleler gibi büyümelerini görmek çok zevkli. Dar şehir sokağına karşı, günün sadece belli zamanında güneş görmelerine rağmen büyümeleri, bana moral veriyor.
Balkon çiçekleri güzeldir. Karda açan kardelenlere benzerler. Umut verirler, arkadaştırlar. Gri beton yığınlarına direnme halidir. Bu griliğin yanında, kontrast oluşturduklarından, geniş bahçelerdekinden daha çok meydana çıkarlar. Doğa seven, çiçek seven, ağaç seven çocuklar mutlu yetişir. Hoşça kalın.
Yorumlar
Kalan Karakter: