Pazarda bir etiketin önünde duruyorsun.
Elini uzatıyorsun, sonra geri çekiyorsun. Mevsim geçişi, üretim maliyetlerinin artması; ellerinin titremesine sebep oluyor.
Aynı anda başka bir yerde, bir meydanda binlerce insan “irade” diye bağırıyor.
İkisi de gerçek.
Ama sanki aynı şehirde değil.
Bu hafta yine kalabalıklar vardı.
Miting alanı doldu, sloganlar yükseldi, cümleler kuruldu.
Adalet konuşuldu.
Ekonomi konuşuldu.
Gelecek konuşuldu.
Ve hakkını teslim edelim:
İnsanlara yalnız olmadıklarını hatırlatan bir tarafı da vardı bunun.
Bir araya gelmek,
aynı şeyi dert etmek,
aynı cümlede buluşmak…
Bunlar küçümsenecek şeyler değil.
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Kalabalık olmakla çözüm üretmek aynı şey değil.
Sesin yükselmesi,
duyulmak demek değil.
Bir yanda da seçilmiş bir belediye başkanının başına gelenler… Oyunun ne kadar kirli bir zeminde oynandığını, bir kez daha bizlere hatırlattı. Bazı seçilmişlerin başına ise hiçbir şey gelmiyor. Sonuçta taraf meselesi değil böyle konuların varlığı. Ahlak ve vicdan meselesi.
Verilen mesaj ise açıktı:
“Bu sadece bir şehrin meselesi değil.”
Evet.
Bu, ortak bir kaygı.
İnsanların “yarın ne olur?” diye düşünmesi
boşuna değil.
Aynı anda bir başka gerçek daha vardı.
Adı geçti, ama kendisi yoktu:
Kazdağları
Bir cümlelik yer buldu.
Sonra kalabalığın içinde kayboldu.
Oysa o her günün konusuydu.
Belki de en sessiz olanı.
Garip bir denklem içindeyiz:
Bir yerde insanlar seçtiklerini korumaya çalışıyor.
Bu, kıymetli.
Başka bir yerde doğa kendini koruyamıyor.
Bu da gerçek.
Birinde ses çok.
Diğerinde neredeyse hiç yok.
Ama sonuç aynı yere çıkıyor:
Eksilmek.
Meydanlar doluyor.
Bu önemli.
Ama hayat dolmuyor.
Sloganlar yükseliyor.
Bu değerli.
Ama alım gücü yükselmiyor.
Belki de sorun şu:
Biz artık bir şeyi savunurken
diğerini unutuyoruz.
Oysa mesele taraf seçmek değil.
Mesele eksilmemek.
Bu şehir hep sahne oluyor.
Kalabalıklar geliyor, konuşmalar yapılıyor, fotoğraflar çekiliyor.
Ve evet,
bazen umut da bırakıyorlar geride.
Ama o umut,
ertesi gün pazardaki etiketle karşılaşınca
ne kadar dayanıyor?
Belki de artık şu soruyu sormak gerekiyor:
Bir araya gelmek güzel…
Peki sonra?
Çünkü yarın yine pazara gideceğiz.
Ve o etiket yine orada olacak.
İyi haftalar.
Yorumlar
Kalan Karakter: