99 depremine göre, 9 saat arayla olan iki deprem hem daha büyük, hem de daha sığ depremlerdi. Büyüklükte doğru orantılı olarak süresi de daha uzun sürmüş ve haliyle yıkıcılığı daha büyük olmuştur. 99 yılı depreminde en çok zarar gören yerler olan Yalova ve Gölcük, İstanbul' a sadece 2 saat mesafedeydi. Şu bir gerçek ki, İstanbul ne kadar çabuk yardım edebilirse o kadar iyiydi. Kahramanmaraş depreminde yıkılan yollar, şehirlere ulaşılmasında büyük engel oldu. Yaşanan kış mevsimi de yakın şehirlerden yardım gelmesini yavaşlattı. Felaketin yaşandığı yerleşim yerlerinin çok zor durumda olmasının sebeplerinden biri de, hava yolu ve karayolu üzerinden ulaşmanın imkansıza yakın olmasıydı. Ama imkansız değildi!
Siyasiler açısından baktığımızda, o zamanki siyasiler de yetersizdi, şimdikiler de yetersiz. Aralarında çok fazla fark yok. Ama bu tür durumlarda, siyasilerin bir önemi yoktur. Asıl olan devlet mekanizması ve kurumların düzgün çalışmasıdır. 99 yılında Kızılay, akut gibi sivil toplum kuruluşları ve Türk silahlı kuvvetleri, hem enkaz altı kurtarma çalışmaları, hem de sokakta kalan insanlar için başarılı işler yapmıştı. Kusursuz değillerdi ama başarılılardı. Geçen 24 senede, devlet kurumlarının işleyişlerinin bozulduğu hissediliyor. Bağımsız olması gereken devlet kurumları bile siyasileştirilip, üstüne liyakatsizlik de eklenince böyle sonuçlar doğdu.
Tarım arazilerinin imara açılması kader değil. Şehirlerde on katlı apartmanlar yapılmasına izin verilmesi kader değil. Cumhuriyet tarihinin başından beri aynı hataları yapmak kader değil. Köyden kente göçün sonucunda imara açılmaması gereken yerlerin imara açılması ve gecekondu oluşumuna göz yumulması da kader değil. Bu kadar canın kadere bırakılmasının bu yüzyılda yeri olmamalı. İnsana "coğrafya kederdir." dedirtmemeli.
İnsanlarımız evsiz kaldı. Çadırlar, konteynerler temin edilmeye çalışıyor ama hala dışarıda bir sürü insanlarımız var. Hava çok soğuk, biz evde üşürken onlar ne halde bilmiyoruz, sadece tahmin edebiliyoruz.
80 milyon kişi enkaz altında kaldık bu depremlerde, hepimiz çıkacağız elbet bu enkazdan ama bu sefer yaşananları unutmamalıyız. Kolay unutan bir millet, kolay affeden bir millet olmamalıyız. Belki yine kimse hesap vermeyecek, yine birileri şov yapacak, yine birileri prim yapacak insanların canı üzerinden, yine yetişemeyeceğiz yaralılarımıza, uzattığımız el yetişmeyecek yine, engel olamayacak diri diri gömülenlerimize, sağ kalanları donarak kaybedeceğiz, nefesimiz daralacak, kalbimiz sıkışacak. Lütfen artık hiç birimiz hem kurban, hem de katil olmayalım!
Bir milletin, selasının okunduğu günler olarak bu felaket günlerini tarihe geçmeyelim!
Umutlu haftalar.
Beton
99 depremine göre, 9 saat arayla olan iki deprem hem daha büyük, hem de daha sığ depremlerdi
Yayınlanma :
13.02.2023 09:00
Güncelleme
: 13.02.2023 09:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: